SİSTEM DEMOKRASİYE GEÇİŞE ZORLUYOR!
Mutlu Tuncer

Mutlu Tuncer

SİSTEM DEMOKRASİYE GEÇİŞE ZORLUYOR!

22 Ağustos 2019 - 13:22

Partili Cumhurbaşkanlığı işi tutmadı…
Bu ortada…
Bir kere; parlamentoyu  işlevsiz hale getirip, bütün sorumluluğu Saray’ın bünyesinde toplamak, hiçbir şekilde demokrasi değildir. Burada anlaşmak gerekir…  Ki; AKP’nin kendi içindeki huzursuzlukların genel nedeni de bu…
Ekonomiden tarıma,  tarımdan imara, sağlıktan, ormanlara, hukuktan, adaletten, dış politikalara kadar büyük bir başarısızlık hikayesi var ortada. Milletin bazı kesimlerinde oluşturulan  “Çok başarılıyız”  algısı çöktü.
Bu başarısızlığın AKP farkında ki; “Revizyon” diyorlar…
Neyi revize edeceksiniz, kiminle edeceksiniz? Bir ortak akıl kurulması bu sistem ile nasıl mümkün?
Ortak akıl, bu sistemde zaten yasak!
Millet meclisinin, yani milletin temsilcilerinin soru sorma hakkının engellendiği bu garabet sistemde revizyonu kim yapacak?
Partili Cumhurbaşkanı mı?
Sınırsız yetkilerle donatılmış  bir Partili Cumhurbaşkanı’ndan şimdi, yetkilerini azaltması mı bekleniyor?
Bu hayal… Eşyanın tabiatına aykırı bir hayal hem!
………………..
Şimdi bir başka açıdan bakalım olaya…
Tüm yetkileri avucunun içinde toplayan bir Cumhurbaşkanı, toplumda başarının da başarısızlığın da tek sorumlusu olarak görülecektir.
Nitekim öyle de oldu. Yerel seçimlerde Cumhurbaşkanı yenilginin kabahatlilerini aramaya koyulsa da; kimseyi bulamadı. Çünkü tüm erki elinde tutan biri vardı ve o da kendisiydi.
Yani; “Güç bende artık” hevesi, aslında AKP’nin ve Tayyip Erdoğan’ın yüzde yüz aleyhine bir durum ortaya çıkardı.
Demokrasiden uzaklaşan Türkiye; şimdi AKP’yi ve dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ı eritiyor!
………………
Saray bunun elbette farkında ki; şimdi Milliyetçilik algısının kuvvetlendirilmesi çaresine sarıldılar. Yeni bir siyasi denklem kuruyorlar… Ekonomiyi ve demokrasiyi onarmak, başkanlık sisteminin yarattığı arızaları bertaraf etmek, kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etmek yerine,  yeni bir siyasal hamleye girişmiş olmaları , bu düzende “Revizyon” un ne kadar yapılabileceğinin göstergesi oldu.
Üç Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ve meclislerinin fesih edilmesi ve belediyelerin kayyımlara  devri,  üstelik belediyelerden Atatürk resimlerinin indirilip, Erdoğan’ın resimlerinin asılması bir revizyon değil, yeni bir hatalar zincirinin ilk halkasıdır. Yeni bir gerginlik, yeni bir kaostur!
Bu hamlenin amacı ne?
Bu girişim, AKP’den kopmaları önlemek ve İYİ Parti’nin tabanından sempati devşirmek olabilir mi? Bence öyle… Tutar mı? Demokratik saiklerle yapılmamış hiçbir revizyon artık başarıya ulaşamaz. 
AKP’nin önünde aslında iki seçenek var!
Ya demokrasiye dönecek, ya da, belediyelerin görevden alınması ile başlayan zincirin ucuna daha halkalar ekleyerek, revizyon kandırmacası yapacak. Oysa; daha önce kayyımlarla, sempati toplamak konusunda denemeler yapmışlardı. Yerel seçimlerde görüldü ki; yarar yerine zarar gördüler. Şimdi yeniden aynı yolda ilerlemelerinin mantığını anlamak elbette zor! Revizyonun yapılacağı yerler ise belli.
İki seçenek demiştik!
Aslında değil…
Görüyoruz ki;  kendiliğinden ortaya çıkan tek seçenek var!
AKP’nin halka yanlış yaptığını beyan ederek, demokrasiye dönüş çareleri aramak.
Yani, Tayyip Erdoğan’ın elinde tuttuğu yetkileri ortak akılla paylaşması, her şeyin düzelmesini sağlayacaktır.
Yani; oluşumlar devrelerin resetlenmesini, sistemin fabrika ayarlarına döndürülmesini şart koşuyor.
Yoksa arıza lambalarının söneceği yok!
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum