YALANA SARILANLAR!

YALANA SARILANLAR!

YALANA SARILANLAR!
14 Ocak 2020 - 16:12

Ege’de sonsöz’den okudum…
Burak Oğuz, ifadesinde “Mutlu Tuncer benden Urit müdürlüğü istedi, vermedim” demiş… İfadede bunun olup olmadığını bilmiyorum.
Bu yanlış! Söylendi ise yalan. İddianamede yok ise, yalan haber!
 
Birincisi, İlçe Başkanı ve meclis üyeleri dahil, herkes şahittir ki; ben başından beri “Belediye’de çalışmam” dedim. Sadece ve sadece, dört aylık yapılan seçim kampanyasında harcadığım para ve emeğin bedelini istedim.
Burak Oğuz’la, Erol Yaraş ve Ünal Ersözlü’nün onu  ziyaretinden sonra ise; tüm ilişkilerimi kestim. Burak Oğuz’un  seçim kampanyasında Fi sanat Akademisi ve gazeteci Raşit İnan’ında katıldığı ekiple çalışmıştık. Seçimden sonra da Enginar Festivalini, gerçekleştirdik, Anneler günü ve 23 Nisan’da belediyeye ciddi katkılar verdik, filmler yaptık.
İş paralarımızın ödenme aşamasına gelindiğinde Burak Oğuz, (CHP teşkilatı şahittir) Bana borcu olmadığını ve bu işlerin gönüllü yapılması gerektiğini söyleyerek ödeme yapmayacağını açıkladı. Bunun üzerine, İl Başkanı ve İlçe Başkanı dahil, bir çok insan araya girdi ve çok çalışıldığını, hakkımızın ödenmesi gerektiğini söyledi. Bana belediyeye fatura kesmem yolunda teklifte bulunuldu ama, alacağım belediyeden değil, Burak Oğuz’dan olduğu için kabul etmedim.  Sadece, Enginar Festivali’nde, Anneler Günü’nde yapılan hizmetler nedeniyle Fi Sanat Akademesi’nden Belediyeye fatura kestik. Bu faturada, Burak Oğuz, çalışmalara karşı Fi Sanat Akademisi’nden Hakan Altuntaş’ı işe almak vaadinde bulunduğu için postadan geri alındı. Yani benim Fi Sanat Akademisi ile belediyeye yaptığım hizmetlerin karşılığı da, işe girme vaadiyle Burak Oğuz tarafından geri çektirildi. (Bu fatura Fi Sanat Akademisi’nin cildinde bulunabilir) Ayrıca, postadan Altuntaş kardeşler tarafından geri alınan mektuplardan birinde Burak Oğuz’a seçim zamanı verilen hizmetlerin dökümü ve borçlu olduğu rakam 120 bin lira olarak belirtiliyor, faturanın nereye kesileceği soruluyordu. Altuntaş kardeşlere “bankamatik çalışan sözü verilince” geri alınan bu evraklar sayesinde Burak Oğuz beni bertaraf etmiş, Raşit İnan ve Hakan Altuntaş’ı işe alarak, borcunu ödediğini düşünmüştü.
Yani, ekip beni yarı yolda bırakmıştı.  Ya da baştan çıkarılmıştı!
3 ay seçim kampanyasını düzenlemiş, ayrıca Enginar Festivali’nde, Anneler Günü ve bazı etkinliklerde belediyeye verdiğim hizmetlerden tek kuruş alamamıştım.
Hakan Altuntaş, daha sonra, işe gitmediği için tepkiler nedeniyle çıkarılmıştı. Belediyeye verdiğim hizmetleri geçtim… Koskoca seçim kampanyasında yaptığım masrafların ve emeğimin hakkını alamamış olmamdan dolayı kandırıldığım için savcılığa şikayette bulundum. İl Başkanı Deniz Yücel’e de birkaç kez Burak Oğuz, “Ödeme yapacağını” söylemesine rağmen bir süre sonra borcu olmadığını iddia etmişti. Alacak davası açtım, uzlaşmayacağını belirtti.
Daha sonra, Gıyasettin Dündar Bey’in araya girmesi ile, sadece harcamalarımın bedeli 30 bin lira para ödendiğinde Ekim ayı idi…
 
Yani; Benim Belediye’de çalışma isteğim, talebim olmamıştır ve yapılan tüm işlere buna CHP teşkilatı şahittir!
Bu söylem Burak Oğuz tarafından dillendirildiyse yalan, Ege’de Sonsöz’ün uydurması ise Yalan haberdir.
Kamu oyuna duyurulur!
 
Ayrıca Burak Oğuz’un Fetö ilişkilerinin, benim alacak davamla ilgisi bulunmamaktadır. Bana borcunu ödememesi ile bu işin ilgisi yoktur. Yani Burak Oğuz’u Fetö örgütüne benim sokmadığım ortadadır. Ege’de sonsöz isimli gazetenin ne yapmak istediğini anlamış değilim. Bu gazete, bize kurulan ve beraat ettiğimiz, hukuk skandalları ile dolu olan ŞANTAJ KUMPASINI DA  büyük bir iştahla yazmış, (Daha iddianame kabul edilmeden) beraatımızı ise görmemezlikten gelmişti…  
Anlaşılan o ki; bu gazeteyi yönetenler, bazı kişilerin arzularını yerine getirip, ismimi olmadık yerlerde geçirmek görevlerini yapıyorlar ve karşılığını belki de ilanlarla alıyorlar!
Ancak; Basın ahlakı, ilkeli gazetecilik diye bazı kavramlar olduğunu hatırlamaları gerekiyor!
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum