URLA'DA YALANLI TOPLANTI!

URLA'DA YALANLI TOPLANTI!

URLA'DA YALANLI TOPLANTI!
03 Ocak 2020 - 20:21

CHP’nin ağır topları, belediye başkanı FETÖ ilişkileri nedeniyle tutuklanan Urla’daydı…  İl Başkanı Deniz Yücel, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun,  milletvekilleri vs, ve saire…
 
Yurt dışında bir belgesel çekiminde olduğumdan bu toplantıya katılamadım. Bu CHP yöneticilerinin şansıydı… Ama toplantının ses kayıtlarını hayretle dinledim, inceledim.
İl Başkanı Deniz Yücel  masumiyet karinesinden bahsediyor… Burak Oğuz hakkında bir iddianame ve suç şüphesi bulunmadığından bahsediyor, sonra da “Burak Oğuz’un başkan seçilmeden önceki ilişkilerinden dem vurup, yargının haksızlık ettiğini” ima ediyor!  Pes!
 
Deniz;  AKP’nin Feto’ya ve FETÖ’ye verdiği tavizleri anlatıyor!
Burada haklı…  Ama konu o değil!
AKP’nin, Fethullah Gülen ve örgütüne nasıl kucak açtığını hepimiz biliyoruz. Bizler, 30 yıldır “Eli kanlı imam” diye bağırıyorduk…  Şimdi de FETÖ’nün siyasi ayaklarını ortaya çıkarmaya çalışıyoruz…
 
CHPliler şimdi; “Kayyıma karşıyız” diye bağrışıyorlar…  Seyit Torun sorulara uyduruk cevaplar vererek “Bizi kimse bilgilendirmedi” diyor…
Şimdi gelelim gerçeklere:
AKP Fetö ile içli dışlı oldu… Doğru… Bu illeti başımıza onlar musallat etti… Doğru… Peki siz neredeydiniz? Peki, sizin bu adamlarla ne işiniz var? İçinize kadar sızmasına nasıl izin verdiniz?
Millet bu sorunun cevabını istiyor beyler!
İl Başkanı iddianame yok diyor… Suç şüphesi yok diyor!
Bakın tutukluluk haline itiraz ettikleri dilekçede hakim ne diyor:
“Ağır suç şüphesi barındıran iddialar olduğundan”
Ve tahliye isteğini reddediyor!
Seyit Torun da  yalan söylüyor!
Diyor ki; “Bize böyle bir bilgi gelmedi”
Hayır geldi…
Üç ay önce Seyit Torun’u Ender Coşkun ve ben arayarak bilgilendirdik! Belediye başkanının görevden alınmasının an meselesi olduğunu söyledik. Tedbir alınması gerektiğini söyledik. Beyefendi Marakeş’te gezmekten, bizim sözlerimizi iplemedi.
Şimdi yalana sarılıyor!
Meclis üyelerine gelince;
Hepsi de Burak Oğuz’un bu tür ilişkileri olduğunu biliyorlardı…  Seçimlerden sonra, biz bu arkadaşın ne olduğunu ortaya çıkarıp, “Sen FETÖ’nün Buca İmamı mısın?” diye cesaretle sorduk. Bir tanesi bizi arayıp, “Bunu niye yazdınız, elinizde bilgi belge var mı?” diye sormadı…
Burak Oğuz’un Özel Kalem Müdürü’ne teklif ettirdiği Selanik Gezisi’ne katılmamalarını tavsiye ettik. Bir kaçı hariç, kimse iplemedi. Atatürk’ü bahane ederek Sirtaki oynamaya gittiler!
Şimdi niye yaygara yapıyorlar dersiniz?
Ben söyleyeyim… Çoğu “Acaba koltuğa oturur muyum” derdinde… Hangisi meclis toplantılarında yazdığım iddiaları dile getirdi?
Hiç biri…
Bir kumpas olayı yazdım…  Deniz Yücel’in de dahil olduğu, partiye 50yıl hizmet vermiş Kemal Karataş’ı atmak üzere uydurulmuş bir dilekçeyi nasıl ortaya çıkardıklarını yazdım. Bu kumpasın  FETÖ taktikleri olduğunu anlattım…
Bir tanesi çıkıp; “Bu ne iş, olmaz böyle şey” demedi.
Siz hangi demokrasiden bahsediyorsunuz şimdi?
1989 yılından bu yana, ödüller alarak Fethullah Gülen’e karşı verdiğimiz mücadeleyi halen sürdürmekte olan bizler, FETÖcüler’in kumpasıyla gözaltına alındığımızda CHP’nin hangi kademesi sesini çıkarttı?
Şimdi oturmuşlar, halkı toplamışlar yalan söylüyorlar.
Demokrasi nutukları atıyorlar!
AKP  FETÖ konusunda sabıkalı… Asla aklanamazlar… Peki sizler?
Peki CHP? Türkiye’nin umudu olan bu parti?
Yahu bırakın Türkiye’yi, şu İzmir’de dönen dolapları hanginiz umursadı?
FETÖ iddianamesinde adı geçen adamların adliyeyi ele geçirip CHPli belediyelerde bir dolu yolsuzluğa gaz verdiğini yazdığımızda, bize kumpaslar kurulduğunda nerelerdeydiler? Neden bu konulara duyarsız kaldılar?
CHP İl Başkanı; İzmir Belediyeleri inanılmaz yolsuzlukları Fetö ilişkileri olanlarla tereyağından kıl çeker gibi gerçekleştirdiler. İstiyor musun olayları öğrenmeyi? Telefon et bana, anlatayım. Ama sende böyle bir ilgi, böyle bir siyasi olgunluk var mı? Mesele bu!
 
Şöyle bir fıkra ile bitireyim ben bu yazıyı… Sinirlerim kalkıyor çünkü…
 
Nasrettin Hoca’nın evine hırsız girmiş…
Karısı Hoca’ya bağırıp çağırıyor:
“Ben sana şu kapıya sağlam bir kilit taktır dedim. Şu pencereleri yaptır dedim.  Bütün kabahat senin hoca”
Nasrettin hoca hiç susmayan hatuna en sonunda sormuş:
“Yahu hatun bütün kabahat benim de, şu eve girip her şeyimizi alıp giden hırsızın hiç mi suçu yok?”
 
Bu toplantı bana gösterdi ki; bunların demokrasiden anladıkları hiçbir şey yok…  Siyasetten de anladıkları bir şey yok…
Önemli nokta şu;
Urla’ya henüz kayyım atanmadı… İlçe kaymakamı vekaleten görevde…
Demokrasi mücadeleniz hayırlı olsun… Ama önce demokrasiyi öğrenin… Demokrasi çok geniş bir kavramdır. Çeşitlerini bırakın temelini bile bilmiyorsunuz.
 
 
CHP Türkiye’nin umut partisidir.  Ama bu kadrolarla ve bu kafa ile değil…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum