SİYASİ IRGAT SİSTEMİ

SİYASİ IRGAT SİSTEMİ

SİYASİ IRGAT SİSTEMİ
29 Ekim 2019 - 14:45

 

Suriye'deki operasyon süresince gündemden düşse de, CHP de kongreler yaklaşıyor ve sessiz sedasız gelişmeler suyun yolunu bulması gibi gerçekleşiyor. Ama ortalık biraz fazla sessiz! 
 Bu sesizliğin birkaç nedeni var…

1) Tunç SOYER sürece ne kadar müdahil bilemem ama, Büyükşehir ekibi çok örgütlü hareket ediyor. Hatta örgütü dizayn etmekten belediyeyi dizayn etmeye zamanları dahi kalmıyor desek yeridir. Bu da örgütün sesizce Büyükşehir'in  tercihlerinin ilçelerde yönetimi dizayn etmesini beklediği gibi bir görüntü veriyor.   Büyükşehir’e kongrenin denizaltısı diyelim…
2)İlçelerde  kongre hazırlıkları, ilçe belediye başkanlarının veya Büyükşehir ekibinin kontrolünde geçecek. Bu belli…  Ayrıca CHP de ilçe başkanlıkları sorunu var… İlçe başkanı olmak, elbette masraflı, ama  bir anlamda etkisiz bir makam... Esasında ilçede partinin genel başkanını temsil etmeleri tüzük maddelerinde var olsa da, belediye başkanlarının bu makamları göz ardı ettiği gerçek. Üstelik, ilçe başkanlarının ilçelerde yapılan saçma sapan işlere parti adına müdahale edemedikleri biliniyor. Parti içindeki en çekingen makamlar bunlar. Yani her türlü dizayna açıklar. 
3)Yerel seçimlerde “Sosyal Demokrat” olduğunu savunan CHP’de büyük haksızlıklar yapıldı. Başkan ve meclis üyelikleri adaylıklarında dökülen kadrolar, o veya bu sebeple seçtirildi. Yani şunu demek istiyorum; İl Başkanlığı makamı da aynı ilçe başkanlıkları gibi, etkisiz bir makam… Örneğin İzmir’de Deniz Yücel, göz göre göre, partiye zarar verecek isimlerin listelere konmasına sesini çıkaramadı. Biz il başkanlığının bir etkisini göremedik. Yoksa makam etkili de, göreve getirilen basiretsiz yöneticiler yüzünden mi bize öyle geliyor?
Haydi daha da  gerçekçi olalım…
Başka partileri yapıları itirabiyle saymıyorum ama, CHP’de  delege olmanın, ilçe yönetiminde olmanın, il yönetiminde olmanın  aslında bir önemimin olmadığını söyleyebilirim.  Sadece  ‘’siyasi ırgatlıktan’’ öte bir anlam taşımadığı  göz önünde bir gerçek ki; bir çok aydın kafa bunun böyle olduğunu biliyor.  
4) Ön seçim yok! Delege olmak sadece ilçe başkanını seçmekten öte bir şey değil…  Bu iş de  Büyükşehir ve Genel Merkez’in kontrolünde gelişiyor.  Yani anlam büyüklüğü “Hiç” kadar!
Kısacası ön seçimleri elinin tersiyle itelemiş CHP’de “elemanlar” siyasi ırgatlık için yarıştırılıyor!  Yani tepeden inme bir örgütlenme sistemki hakimiyetini sürdürüyor!
 Bu pasifize ve baskı altındaki  “ kontrollü örgüt’’ yapılanması, aslında CHP’nin iktidar yolunu tıkayan en büyük engel ama, partinin Genel Merkezi dahil, pek çok kimse bunun farkında değil.
İktidar odaklı bir yönetim yok…
Menfaat odaklı bir yönetim ve onun oluşturduğu siyasi ırgat kadroları var ve bu kadrolarla iktidar işi zor!
Haydi, İzmir’e bakalım;
Örgüt dizayn çalışmalarının en tepesinde “esas oğlan” kim biliyor musunuz?
Rıfat Nalbantoğlu…  Kimdir bu arkadaş?
2010 Mayıs ‘ında  Kemal KILIÇDAROĞLU CHP Genel Başkanı olunca genel sekreteri Önder SAV 'ın İzmir’e atadığı il Başkanı… Tepeden gelme… Ben bunlara sahte siyasi mehdi diyorum.  
2017 yılında ki il başkanlığı yarışında Nalbantoğlu isimini bu kez öneren Tuncay Özkan’dı.
Bağlantılara dikkat ediniz!
2018 yılında İzmir büyükşehir başkanı Tunç Soyer isimi belirlendiğinde TUNÇ SOYER’ in danışmanı da Rıfat Nalbantoğlu.
 
Aynı Rıfat Nalbanoğlu , ilçe belediye başkan adayları belirlenir iken ismi MYK listesinde olmayan  şimdiki Urla Belediye Başkanı İ. Burak Oğuz’u MYK toplantısı devam ederken listeye aldırıyor ve MYK’da seçtiriyor. Burak Oğuz’un Bülent Baratalı ile akrabalığını da hatırlatayım.
İlişkileri çözebilen var mı?
 
 
 Bu ilişkileri çözebilen var mı ?
Ve bir soru size:
 
Rıfat Nalbantoğlu nun örgütte ve tabandaki  desteği nedir? Bu güç ve vazgeçilmezlik neden ?
Bu arkadaşın İzmir’de örgüt içinde karşılığı nedir ? İş de bu sorunun Cevabı da CHP nin en büyük handikabıdır. “CHP neden iktidar olamıyor” sorusunun cevabı da burada gizli.
 
Diğer bir konu Rıfat Nalbantoğlu ne iş yapıyor bilen var mı ?
Mali müşavir diyeceksiniz … Bürosu nerede? Aktif  çalışıyor mu ? TÜRMOB yönetimlerinin neden vaz geçilmezi? 
Bu soruların cevabı CHP tabanı için bir anlam taşıyor mu göreceğiz.
İl başkan adayı olarak Halen en güçlü isim Zeynep Altıok’tur, BUNU BİR KENARA YAZIN!
Rıfat Nalbantoğlu İl başkanlığını ELBETTE istiyor ama, şimdilik,  şartları gözlüyor…  Esas hedefi ise MYK…  Bu emeli ise Tuncay Özkan’ın MYK’ya girip giremesine bağlı.
Murat Bakanın da PM için Büyükşehir ekibi içerisinde çalışmalarını sürdürdüğünü biliyoruz.
 Diğer taraftan ortaya atılan bir çok isim kafa karıştırmak için . CHP örgütünde bir dip dalgası yok.
Liderlik özeliği gösteren bir siyasetçi de göze çarpmıyor. Göze çarpan olursa da hemen bertaraf ediliyor…
Yani demem o ki;
 CHP egemenleri için en makbul olan gurup Siyasi ırgat kategorisi.
 
Diğer iki guruba gelince Ali Engin- Abdül Batur, Ednan Aslan gurubu anlamsız bir bekleyiş içinde… Bağlantısız grup ise tabanın sesi… Bekliyorlar… Vizyona yeni girmiş bir film izler gibiler! Ama git gide çoğalıyorlar ve bu saçmalıklara kızgınlıkları var!
*
 CHP de diğer bağlantısızlar gurubu ise tabanlarını genişletiyorlar. Şimdilik tabanlarını en fazla genişleten gurup durumunda
*
Burada Tuncay Özkan ekibinin nasıl tavır alacağı merak edilen konuların başında…
Buca belediye başkanı Erhan Kılıç, Ciğli Belediye Başkanı Utku Gümrükcü , Çeşme belediye başkanı Ekrem Oran, Urla Belediye başkanı İ.Burak Oğuz  Tuncay Özkan’ın sözde ağır topları ama, kendi ilçelerinde bile zafiyet halindeler…
Çeşme belediye başkanı kaçak güreşiyor. Sanki CHP örgütü ile bir bağı yokmuş gibi davranıyor…
İ. Burak Oğuz İlçesi Urla’da neredeyse istenmeyen adam durumunda. ilçe kongresinde doğal delege olması dolayısı ile sadece kendi oyu var gücü de bu kadar.
Çiğili de Belediye başkanı Utku Gümrükçü büyük laflar eden biri ama, icraatları ve ilişkileri son derece zayıf…  Çiğlide hakimiyeti kaybetmiş durumda…
Buca daki arkadaş ise, ipleri Tuncay Özkan’ın eline vermiş durumda. Örgütte gücü sıfır!
 
Tuncay Özkan sonunda birkaç kurultay delegesi karşılığında Büyükşehir grubuna dahil olabilir.
Başka da şansı olmadığı görülüyor. Veya, veya…
Ali Engin ve Abdrül Batur’un başını çektiği grup ile bağlantısızları bir araya getirip, bir aday çıkarmayı deneyebilir.
 
Başaramaz ise siyaseten yok oluşunun resmidir.  

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum