BÜYÜK GAZETECİ BURAK OĞUZ'U İHBAR EDENİN PEŞİNDE!

BÜYÜK GAZETECİ BURAK OĞUZ'U İHBAR EDENİN PEŞİNDE!

BÜYÜK GAZETECİ BURAK OĞUZ'U İHBAR EDENİN PEŞİNDE!
20 Aralık 2019 - 19:36

Bir vicdansız…
Genç kızların plajlarda çıplak fotoğraflarını çekerek ün yapan,  sırtını şaibeli işadamlarına dayayarak, esnaf odalarından, kooperatiflerden beslenen, gazeteciliği  Ece’nin evinde Mehtabı  seyretmek zanneden, 7 Şubat MİT Kalkışmasının ardından Yamanlar Koleji’nin organizasyonu ile eli kanlı İmam Feto alçağına gidip, önünde el pençe divan duran, Feto’nun okullarının açılışında kurdele kesen, Afrika’da okullarını denetleyen, Amerika’da FETÖ Vakıfları ile iş yapmaları için İzmirli işadamlarına özendirici, yarım Türkçesi ile yağ makaleleri yazan, kendisini  duayen ilan eden Erol Yaraş, bana saldırıyor!
Burak Oğuz’u kimi ihbar ettiğinin peşine düşmüş…  Aslında birilerine karşı görevini yapmaya mecbur hissediyor kendisini…
Bu zat, bazı sözde işadamları vasıtasıyla arkasına aldığı iktidar gücü ile, adliyelere yön verdiğini zannediyor!  Durmadan davalar açıp, yarım yamalak Türkçesi ile hakaretler sıralayan yazılar yazıyor, iftiralar atıyor!
Bakın; Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz’un FETÖ’dan tutuklanmasının haberini nasıl veriyor:
“ihbarcı Mutlu Tuncer mi?”  
Başlığı bu… Yani Cumhuriyeti yıkmaya çalışan bir örgüt ile ilişkisi ortaya çıkan, Belediye Başkanı Burak Oğuz’un nasıl işlere bulaştığını yazmaktansa, kimin ihbar ettiği üzerinde duruyor!  Suçluyor… Başlığının sorusunu da haberinde kendisi yalanladığı halde, utanmadan bir gazeteciyi hedef gösteriyor…  Fethullah Gülen’in önünde el-pençe divan duran resimlerini yayınlayıp, “Niye gittiniz, neden tek satır yazmadınız?” diye sorduğum için, beni ve gazeteci Ender Coşkun’u Mesut Sancak ile bir olup gözaltına aldıran bu şahıstır. Yani Fetö ile hem de önemli bir zaman diminde görüşeceksin, tek satır yazmayacaksın, Melanet Yuvası Yamanlar Koleji’nden besleneceksin, FETÖ’nün okullarının açılış kurdelesini keserken poz vereceksin, Afrika’ya gidip okullarını gezeceksin, sonra bu ilişkileri sorgulayan gazetecilere “İhbarcı” diye iftira atacaksın…
İHBARCILIK, ile gazeteciliği karıştıracak kadar kendisini geliştirememiş bu arkadaşın, FETÖ ilişkilerini merak edip yazdık…  Tanıdık savcıları devreye sokup, Mesut Sancak eliyle bize korku  vermek için gözaltına aldırdılar… Hukuk işlese, Erol Yaraş’ın Fetö sevgisini savcılar “Gazetecilik faaliyeti” diye geçiştiremezlerdi. Çünkü gazetecilik faaliyetlerinin finali haberdir!  Bana Fetö ile görüşmelerinin tek haberini göstersinler! Gösteremezler… Çünkü yok… Peki Feto  Alçağı ile ne görüştüler?  Gizli…
Bu adam, milletin meclisini bombalattı… İnsanları sokaklarda kurşunlattı. Seçilmiş hükümeti yıkmaya, devletin başkanını öldürtmeye kalkıştı…   Bu örgütle ilişkili olanları yazmak, sorular sormak ihbarcılık değil, olsa olsa “Cesaret”tir.  
Burak Oğuz seçilir seçilmez, onu hediyelerle Mesut Sancak’ın danışmanlığını yapan kendisi gibi Fetö sevicisi  Ünal Ersözlü ile birlikte ziyarete gelip, beni  kötüleyen Erol Yaraş neyin peşinde?  Burak Oğuz’u kimin ihbar ettiğini bulup ne yapacak çok merak ettim… Tut ki; ben ihbar ettim. Ne yapacaksın, öldürtecek misin beni?
Esnaf odalarını yüzbinlerce liralık faturalarla döner gibi kesen Erol Yaraş, benim Büyükşehir Belediyesi’nin yayın kuruluşuna kitap bastırmak istememi  ahlaksızlık sayıyor. Belediyenin koridorlarında kitabımı pazarlıyormuşum.  Sanki zengin işadamlarına, kadın pazarlıyormuşum (!!!) gibi  ifadeler kullanıyor! Üç bin lirayı az bulmuşum, kıyameti koparmışım!  Baskılar yapıyormuşum… Sen beni mi takip ediyorsun?  Orası bir yayın evi…  Peki, kıyameti koparıp baskı yaptığımı ispatlayamaz isen, sana bir lakap takabilir miyim?  Sen anladın ne demek istediğimi!
 
Erol Yaraş;
Senin gibi bir kişinin beni karalaması, benim hakkımda çirkin yazılar yazması, en azından seninle aynı saflarda olmadığımın görülmesi bakımından bana mutluluk verir.  Bak kocaman bir kızın, iyi bir eşin var… Ben sana hakaretler sıralamıyorsam,  onların hatırınadır. Yoksa açtığın ve açacağın davalardan korktuğum için değil… Sen beni hedef gösteriyorsun… 
Şimdi sana soruyorum;  
Sen Maya Tanıtım şirketinde, soysuz Fethullah Gülen’in merkez üssü Melanet Yuvası Okulu Yamanlar Koleji’nin tanıtım işlerini yaptın mı?
Sen, 7 Şubat Mit Kalkışmasının ardından seçilmiş on kadar gazeteci ile birlikte Fethullah Gülen’i ziyaret ettin mi? Ettiysen, tam da osırada çok güzel sorular sormuş olman gerekmez mi? “Sen bizim ülkemizin huzurundan ne istiyorsun, niyetin nedir?” dedin mi?   Ünal Ersözlü’nün Feto alçağının elini öperken duygulanıp ağladığına şahit oldun mu?
Sen, Fetö’nün vakıflarını övüp, “Burada çokkpara kazanırsınız” diyerek vakıflarla İzmirli işadamlarının arasında köprü oldun mu?
Sen, Fethullah Gülen’in Yamanlar Koleji’nin Gaziemir Şubesi’nin açılışında kurdele keserken poz verdin mi?
Sen, yine bir avuç gezmeyi seven gazeteci ile FETÖ örgütünün davetlisi olarak Afrika’ya gittin mi?
Bitmedi…
Eğer bunları yaptıysan… Ne sebepledir bu işbirliği… Fetö size ne dedi? Ne söyledi? Siz ne sordunuz ve niye bir satır haber yapmadınız bu görüşme ile ilgili?  Yoksa bir görev mi almıştınız?
Sen,  Burak Oğuz’a Ünal Ersözlü ile birlikte gelip beni kötülemediniz mi? Burak Oğuz bu ziyareti “Dostlarım gelmiş” diye duyurmadı mı? Bu ziyaretin amacı neydi?  Peki; Urla Belediyesine hiç fatura kestin mi?  
Sen; Burak Oğuz’un Fetö ilişkilerinin ortaya çıkmasının değil de, senin tabirinde kimin “ihbar” ettiğinin peşine niye düştün? Rapor mu yazacaksın?
Sen; esnaf odalarından yüzbinlerce lira para almadın mı?
Sen; Mesut Sancak ile bir olup beni tanıdık savcılarla nasıl gözaltına aldırdığını daha anlatmadın…  İzmir Fetö Babalar iddianamesinde adı bolca geçen Mesut Sancak ile yakın dostluğun sayesinde, onun yasadışı inşaatlarını yazdım diye bana şantaj kumpası kurup, gazetende “Şantajcılar” diye yazılar yazdın mı?
Daha yazarım yaptıklarını ama…Bu kadar yetmez mi?
Şimdi ben ihbarcıyım, ben ahlaksızım ve ahlaklı sensin, öyle mi?
Benim arkamda bir küçücük leke olsa, senin ve Sancak’ın yakın dostu savcılar beni talan ederlerdi…
 
ŞİMDİ GERÇEK BİR SAVCININ ORTAYA ÇIKIP, BENİ HEDEF GÖSTERDİĞİN İÇİN, BURAK OĞUZ’U İHBAR EDENİ BULMAYA ÇALIŞTIĞIN İÇİN SENİN HAKKINDA GEREKLİ İŞLEMİ YAPMASINI İSTİYORUM. YANİ SENİN ANLAYACAĞIN, CUMHURİYETİ YIKMAYA KALKIŞMIŞ BİR ÖRGÜTÜN ELEMANI OLMAKLA SUÇLANAN VE BU KONUDA DELİLLER ELDE EDİLMİŞ, TUTUKLANMIŞ BİR ADAMI KİMİN İHBAR ETTİĞİNİ ARIYOR , BU KONUDA BENİ HEDEF GÖSTERİYORSUN…
NE İSTİYORSUN?
BENİ ÖLDÜRMELERİNİ Mİ İSTİYORSUN?
NEDİR AMACIN?
 
SANA EN BÜYÜK CEZA, İNTERNETE ADINI YAZDIĞIN ZAMAN FETHULLAH GÜLEN’İN ÖNÜNDE EL PENÇE DİVÖAN DURAN FOTOĞRAFININ ÇIKMASIDIR. UNUTMA… HUKUK HAKKIYLA İŞLESE, SANA BUNLARIN HESABINI YARGI SORARDI… AMA SİZ NASIL OLUYORSA HUKUKUN İŞLEMESİNİ DE ENGELLİYORSUNUZ… BU ÜLKEDE FETÖ’NÜN BANKASINA PARA YATIRDIĞI İÇİN BİLE İNSANLAR “ACABA İLİŞKİSİ VAR MI?” DİYE SORGULANDI…
SEN BENİ HEDEF GÖSTERMEYE, FETÖ İLİŞKİLERİNİ İHBAR EDENİ SUÇLAMAYA KALKIŞACAK KADAR AKLINI YİTİRMİŞSİN…  BEN NE SENDEN, NE DE FETÖCÜLERDEN KORKMUYORUM…  DİLERİM BU YAZDIKLARIMI CUMHURİYET SAVCILARI “İHBAR” KABUL EDERLER VE GEREĞİNİ YAPARLAR. SENİ DE SAVCILIĞA ŞİKAYET EDİYORUM…  ÇÜNKÜ ÇİZMEYİ AŞTIN VE SANA BİRİLERİNİN DUR DEMESİ GEREKİYOR!
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum