KENDİNE GEL ABDÜL BATUR BU İŞ AYIPTIR!

KENDİNE GEL ABDÜL BATUR BU İŞ AYIPTIR!

KENDİNE GEL ABDÜL BATUR BU İŞ AYIPTIR!
12 Kasım 2021 - 11:51

CHP’nin CHPli olmayan Konak İlçe Başkanı çok sayın Abdül Batur;
Narlıdere’de, imar usulsüzlükleriyle ünlendikten sonra, CHP seni ödüllendirip, Konak Belediye Başkan adayı ve tabii olarak “Biz CHP odun koysa seçeriz” diyen İzmirliler sayesinde belediye başkanlığı koltuğuna oturdun.  Oturdun oturmasına ama, sana oy veren İzmirliler’e neden düşman oldun be birader?
 
Belediye Başkanlığı makamı hizmet koltuğudur Abdül Batur, duymuşsundur!  Belediye Başkanları için eskiden “Şehr-i emin” derlerdi…  Bunun ne demek olduğunu eminim sen bilmiyorsundur, ben sana anlatayım… “Şehrin güvenilir insanı” demektir… Yani belediye başkanları halkın güvenini sarsacak işler yapmamalılar…
 
Senin seçimlerde, işadamlarından seçim çalışmaların için  para topladığını biliyorum… Danışmanınla da konuşurken ağzından kaçırdı…  Seçim çalışmalarıdır bu, Amerika’da da yapıyorlar, Avrupa’da da… Bizde olmaması olmaz değil mi?
Amaaaa….
Sana seçimlerde katkı veren işadamlarını veya kuruluşları imtiyazlı olarak ilan edemezsin! Bu Anayasa’ya da aykırı, insanlığa da aykırı… Demokrasiye de aykırı…
 
Bak; senin belediyene yüzlerce şikayet yapıldı… Şevket Özçelik Sokak’ta açılan Özsüt’ün görme özürlüler için bırakılan yolu masalarıyla kapattığı söylendi.  Zabıtalar geldi, gitti… Ama adamlar seni de, zabıtalarını da iplemedi bile… Zabıtalarına “Siz gidin başkanınız gelsin” tavrıyla tatlı ikram ettiler… İx yeri sahibi, “Abdül benim arkadaşım, onun haberi var bu işten” dedi…
Bu işletme sahibi yoksa senin finansörlerinden biri mi?
 
Sen AKPli işadamına Narlıdere’de milyonlar kazandıran belediye başkanısın. Sen FETÖ vakıflarını öve öve bitiremeyen sözde bir gazetecinin köy evi ruhsatı ile kocaman binlerce metrekarelik otel, at manejleri, İtalyan restoranı yapmasına göz yuman bir başkansın… Sen gözü dönmüş “onu da alayım, buna da sahip alayım” diyen açgözlü işadamlarının kankisi olmayı seçtin. Ama iş vatandaşa geldiğinde, bir ruhsat için senelerce kapılarda süründürdün. Milletin kümeslerini yıktın, aç gözlülere ruhsatsız binalar yaptırdın.  İnsanların ekmeği ile oynamayı eğlenceli gördün.
Olmasında hiçbir sakınca bulunmayan işleri yokuşa sürüp, insanları perişan ettin. Neden yapar bir insan bunları?
 
Abdül Batur;
Senin havalı bir danışmanın var ya… Geçtiğimiz günlerde görme özürlülerin yolunu kesen sütçünün yerini gösterdim ona.  Hatta orada oturup çay içtik. Ne de olsa arkadaş sayılırız onunla… Gazeteci ya…
Bu işin neden düzeltilmediğini sordum… Bak aynen şeyle söyledi bana:
“Ne yapayım birader, benim görevim söylemek, gerisi beni ilgilendirmez. Başkanın arkadaşıymış buranın sahibi. Kimse bir şey yapamıyor. Defalarca başkana da söyledim. Yok, bir şey olmuyor. “
 
Seçimler kapıya dayandığı zaman bu yazıları ve fotoğrafları billboard yaptırıp, bütün İzmir’e asacağım… Engelli vatandaşlara bile saygısı olmayan bir belediye başkanını bakalım bir daha seçecekler mi?
 
Ha, Bu Özsüt’ün işletmecisi finansörün müydü? Abdül Batur’a finansör olana her şey serbest mi?
 
ŞİMDİ BİR İKİ SATIR DA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI TUNÇ BEY’E YAZALIM!
 
Senin de danışmanlarına bu şikayet gitti… Onların söylediği “Bizi ilgilendirmiyor, bu iş Konak’ın işi”
Olmaz öyle şey… Sen Büyükşehir Belediye Başkanı’sın… Eşinin de karıştığı bir dolu dedikodulu işi bir tarafa bırak ve şehre sahip çık. Şehre sahip çıkarken, etrafındaki insanlara da sahip çık. Zira İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden hoş olmayan kokular yayılıyor etrafa.
 
Önümüzdeki hafta sana da bir mektup yazıp, kamuoyuyla paylaşacağım.  O güne kadar bu işe el atıp gereğini yap ki; yazacaklarımın arasında Özsüt olmasın, zira bedava reklamını yaptık muhteremlerin.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum