İFTİRANIN, KUMPASIN, HESABINI VERECEKLER!

İFTİRANIN, KUMPASIN, HESABINI VERECEKLER!

İFTİRANIN, KUMPASIN, HESABINI VERECEKLER!
05 Nisan 2021 - 22:04

KUMPASÇILARA SUÇ DUYURUSU
 
İzmirli üç gazeteciye, kumpas kurarak, sahte deliller, yalancı şahitler ve sahte şikayetçilerle iftira atıp onları iki buçuk yıl “Şantaj” sanığı olarak yargılatan İzmirli işadamı Mesut Sancak, Gazeteci Erol Yaraş, Dr. Selim Amato, İşadamı Metin Kaya, Reklamcı Harun Aygün, Dr. Adviye Onay Safa hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Kumpas mağduru gazeteci Mutlu Tuncer’in avukatı Kubilay Büber vasıtası ile yaptığı şikayette, şüpheliler arasında, Mesut Sancak’ın avukatı Meryem Kocabaş ile onun sıkı ilişkisi olduğu bilinen eski terör savcısı Ayhan Yılmaz da var. Mutlu Tuncer’in yapmış olduğu şikayette savcının, yalancı tanık ve sahte şikayetçilerle kurulan kumpasta önemli rol oynadığı, hukuku ve adaleti yaralayıcı eylemler içinde olduğu iddia ediliyor.  Keza sahte şikayetçiler ve yalancı tanıklarla oluşturulan şikayet dilekçesinin Mesut Sancak’ın avukatının araya girmesi ile Savcı Ayhan Yılmaz’a özellikle düşürüldüğü ve hukuk dışı eylemlerin birlikte planlandığı iddiaları şok etkisi yarattı.
Gazeteci Mutlu Tuncer savcılığa avukatı Kubilay Büber vasıtası ile yaptığı şikayet hakkında şunları söyledi:
“Mesut Sancak’ın imar yolsuzluklarını, Erol Yaraş’ın FETÖ gezilerini yazmamız, bu iki tehlikeli insanı işbirliğine itti. Bizi susturamayacaklarını anladıklarında çareyi itibarımızı yok etmek ve bizi İzmir’den silmek için iftira yolunu seçtiler. Mesut Sancak, Gazi Hastanesi sahiplerinden Selim Amato’yu, intihar eden Salim Merdan’ı, işadamı Metin Kaya’yı, sahte şikayetçi, reklamcı Harun Aygün ve Dr. Adviye Onay Safa’yı yalancı tanık yaparak hakkımızda şantaj iddiasında bulundular.
Ama ben hiçbirini tanımıyordum, hiç biri ile telefon ile bile görüşmemiştim. Hiç biri ile iş ilişkim de olmamıştı. Ama yalancı şikayetçiler ve yalancı tanıklar benim onlardan para istediğimi iddia ediyorlardı. Mahkemenin üzerimizce ağır baskı kurmasına rağmen, aslanlar gibi bunları duruşmalarda rezil ederek yalancılıklarını ispat ettik. Mahkemeye beraat kararı vermekten başka  çare bırakmayarak aklandık. İstinaf ettiler, orada da kaybettiler. Bunlar savcının bizim ifadelerimizi almadan açtığı uyduruk davayı anında bütün basına dağıtıp gazetelere resimlerimizi bastılar, bizi şantajcı olarak lanse ettiler. Mahkeme önce savcının iddianamesini reddetti. Ayhan Bey, bizim ifadelerimizi almak zorunda kaldı, orada yaşadıklarımız da hukuk skandalı idi. Kamuoyu ile ayrıntılarını paylaşacağız tabii ki…
Biz sabır ettik. Korkmadık, yılmadık, yaptıkları rezillikleri sineye çektik. Yalancı tanıklar ve sahte şikayetçiler ilk duruşmada Türk polisini suçlayarak (Biz böyle ifadeler vermedik. Mutlu Tuncer’i tanımıyoruz) diyerek sorumluluktan kurtulmaya çalıştılar. Ama gelinen noktada hepsi hakkında bugün kumpastan, iftiradan, yalancı tanıklıktan, suç uydurmaktan, sahte delil yaratmaktan, görevi kötüye kullanmaktan, devletin savcısına, mahkemesine baskı kurarak adaleti yanıltmaktan şikayetçi olduk.  Bu suçlar şikayet gerektirmeyen suçlar. Savcıların duyduklarında resen harekete geçmesini gerektiren suçlar. Bu zamana kadar acaba bir savcı harekete geçip olayı soruşturur mu diye bekledik. Yazdık, çizdik. Kimse sormadı. Biz de şikayet dilekçemizi bu gün verdik. Sanıyorum davanın diğer iki mağduru da bugün, yarın bu kişileri şikayet edecekler. Yani iftiracıları zor günler beklediğini söyleyebilirim. Yaptıkları çirkin ve vicdansız girişimlerin cezalarını çekecekler. Ayrıca maddi ve manevi tazminat davaları da açıyoruz.”
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum