GERÇEKLERİ ANLAMALISINIZ!

GERÇEKLERİ ANLAMALISINIZ!

GERÇEKLERİ ANLAMALISINIZ!
22 Aralık 2019 - 20:52

Urla’da yaşananları hepimiz biliyoruz…
Burada bir önemli bir iki nokta var ki; herkesin gözünden kaçıyor!
Birincisi;
CHP’nin ehil ellerde olmadığını kimse kabullenmek istemiyor! Bu da, Cumhuriyeti kuran partinin, iktidara gelmesinin önünde en büyük engel…
Nasıl oluyor da; yukarıda birkaç tane yönetici, hiç bilmedikleri tanımadıkları ilçelerde, şehirlerde kendi istedikleri adayları dayatıyorlar?
Hiç kimseye sormadan, danışmadan, aday belirleyebiliyorlar?
Bunun cevabını veren var mı?
Kim soracak bu soruyu, ya da soran var mı? Yok!
…………………
Genel Başkan yardımcılarına bakıyorsun, birisi elinde çantayla asansör pazarlıyor, bir medya kuruluşuna belediyeleri  abone yapıp, ayda 5-15 bin lira arasında para kesiyor!
Diğeri, gidiyor Marakeş’de otel inşa ediyor…
Diğeri, geliyor orada burada arsa kapatıyor…
Milletvekilleri yatırım peşinde koşturuyor!
Kimsenin partiyle ilgisi yok!
………………….
Bakınız bir olay anlatayım size;
10 Ekim Günü;  program ortağım Gazeteci Ender Coşkun ile birlikte Seyit Torun’u aradık…
Kendisine ulaşamadık… Marakeş’i  fethetmeye gittiğini söylediler bize…
Meclisteki sekreterine tek tek yazdırdık ve Urla’daki durumu anlattık…
Ender dedi ki;
“Burada olağanüstü bir gelişme var. Bu gelişmenin sonunun iyi olmayacağı görünüyor! Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı’nın buraya gelip, tedbirler alması gerekiyor!  Aman ihmale gelmez ciddiyette gelişmeler bekliyoruz. Acele edilmeli”
Marakeş Fatihi, Seyit’in bu not umurunda bile olmadı…
Merak etmeyi bırakın, iplemedi bile…
Geçtiğimiz günlerde, yani Burak Oğuz tutuklandığı zaman yine aradık, Seyit Marakeşli’ye “Beğendin mi yaptığını” diye soracaktık. Yine sekreterine not bırakmak zorunda kaldık… Bu arada sekreter Aynur Hanım’dan notu olduğu gibi ilettiğinin teyidini aldık!
Böyle bir parti olabilir mi?
…………………….
Hadi, Seyit Torun Marakeşli’yi, bir tarafa bırakalım…
Bu partinin İl Başkanı Deniz Yücel ne yapar?
Olanlardan bitenlerden haberi mi yok?
Sakın öyle zannetmeyin… Her şeyden haberi var!
Ben kendisini defalarca aradım… Burak Oğuz’un yaptığı saçmalıkları, delilikleri ve gelecekte başlarına örülecek çorapları tek tek anlattım.  Tınmadı… Bir kez beni arayıp, “Yahu arkadaş, ortaya attığın iddialarla ilgili beni bilgilendir, gel birer çay içelim ” demedi…  Burnunu Kaf Dağı’ndan indirmedi.
………………………….
Bu partinin İlçe teşkilatı da var… Gücü ilçesi kadar…  Hakan Özbadur’un, gerekli uyarıları yaptığını biliyorum… Demek ki onu da dinlememişler!
Bu partinin Belediye meclis üyeleri var!
Belediye Başkanı tutuklandığı andan itibaren, hepsi de “Acaba Belediye Başkanı ben  olur muyum?” derdine düştüler!  Onlar mecliste gereken tedbirleri alamazlar mıydı? Bir tanesi beni arayıp, ortaya koyduğum iddiaların “Ne anlama geldiğini” sorma ihtiyacı duymadılar!
…………………………..
Şimdi; sosyal medyadan “demokrasi” diye atıp tutanlara ancak gülebiliyorum… O kadar komikler ki…
Efendim Kayyım atanması doğru değilmiş…
Efendim, bu demokratik değilmiş…
Geçin bunları çünkü; siz demokrasinin ne olduğunu da bilmiyorsunuz…
Demokrasi; en basit tanımı ile, halkın ve parti teşkilatlarının, yönetime kısmen katılması veya etki yapabilmesidir.
Siz ne yaptınız ki; ne istiyorsunuz?
Bütün Urla çalkalanırken, duyduklarınıza kulak tıkayıp,  belediye başkanının etrafında pervane olmayı seçtiniz. Özellikle de, meclis üyeleri… Sirtakiciler!
………………………….
Burak Oğuz’un tutuklanmasında, bulgular çok kuvvetli…
Aslında malumun ilanıdır bu iş…
Yani şahsın CHP’nin içine bir şekilde sızdığı anlaşılıyor ki; aylar önce “Burak Oğuz CHPli değildir. Başka bir partiye geçmek için girişimleri var” diye yırtındım…  Kim bana bir soru sordu?
Belediye Başkanı göreve geldiğinden bu yana, olmadık delilikler yaptı…
Kimsenin sesi çıkmadı… İnsanların gözünün içine baka baka, yalanları ile teşkilatı birbirine düşürdü…  Kimsenin sesi çıkmadı…  Esnafın ekmeği ile oynadı, kimsenin sesi çıkmadı…  Laikliğe karşı olduğunu söyledi, tık çıkmadı.  20 yıllık basın bürosu çalışanını ve  çok başarılı bir grafikeri  alıp çöpe verdi. Kimsenin sesi çıkmadı. Hepsini bırakın… Deniz Yücel ile partiye 50 yıl hizmet vermiş Kemal Karataş’a belediye meclis üyesi Ayşe Açılan ile kumpas kurup partiden attırdı. Kimse konuşmadı, karşı çıkmadı…
Siz şimdi neyin kavgasını yapıyorsunuz?
Hangi demokrasiden bahsediyorsunuz?
Türkiye’nin umut partisi olarak gördüğü CHP’nin haline bakın önce…
Basın bürosunun çalışanı, sakallı çocuk, sosyal medya hesabından gazetecilere “Sizin 20 yıllık çalışmalarınız artı KDV kadardır… Bu iş tecrübeyle olmaz” diyerek saldıracak kadar yüz buldu… Kimsenin ciddiye almaması, herifin ciddiyetsiz olmasından ama… Yönetimin nasıl olduğu konusunda bir ölçüydü bu… Aklınca bu şımarık çocuk, başkanını eleştirenlere savaş açmıştı…  Sonra paylaşımını silerek geri çekildi… Yine kimse tık demedi…
……………………..
Şimdi iyi bir iş yapılması gerekiyor!
Bu yazdıklarımda bir yalan, yanlış var mı?
Yok!
O zaman; gerçekten CHPli olanlar bu partinin içine sızan, CHP bitiricilerini bulup çıkartmalılar!
İl Başkanı Deniz Yücel,  Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Seyyit el Marakeşli Torun, Pazarlamacı Tuncay Özkan, Murat Bakan ve Alsancak’taki ofisinden CHPİzmir’i perde arkasından yöneten Rıfat Nalbantoğlu derhal partiden istifa etmelidir. 50 yıl bu partiye hizmet veren Kemal Karataş’tan, Hasan Karabağ’dan,  özür dilenmeli ve yeniden partiye girmeleri için ricacı olunmalıdır. Tabii istifa etmesi gerekenler sadece bunlar değil…  Urla Belediye Meclis üyesi Ayşe Eğrikülah ve Burak Oğuz da istifa zincirine katılmalıdırlar… Olmadı, bunların partiden ihracı için, girişimler yapılmalıdır…
 
Öte yandan; şimdiden CHP’yi uyarayım… Bayraklı Belediyesi’nin gidişi gidiş değil!  Merak edenler yaptığımız YOUTUBE programını izleyebilirler… Orada da tehlikeli bir döngü var!  Daha birkaç belediye de de ilginç gelişmeler yaşanıyor!
İsteyen bizi takip etsin!
 
 
İYİ BİR BAŞLANGIÇ:
Tutuklanan eski Belediye Başkanı Burak Oğuz’un yerine vekaleten atanan Urla Kaymakamı Önder Can, görevine hızlı başladı. Belediyede  sürünen bir çok konu, hızlıca çözüldü… Ucu kaçan ciddiyet kavramı, belediyede yeniden hakim oldu ve hizmetler, hızla yapılmaya başlandı.  “Çirkin” sürgün atamalar düzeltildi. 
Urla Halkı’nın, parti kaygısını bırakıp, ilçeye gerçekten hizmetler veren Can’ın arkasında durması gerekiyor. Eminim ki; halledilmeyen bir çok konu,  kolayca çözülecektir. Bunlardan birisinin de, Urla Halkı’nın yıllarca OTOYOLA ödediği haksız ücretin sonlandırılması ve gişelerin kaldırılması. Ardından ballı atamalar ile, Urla Belediyesi’ni sömüren, belediyeyi  cılk hale getiren birkaç  odak  bertaraf  edilecektir diye düşünüyorum.
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum