GAZETECİLER KORKMAMALI...

GAZETECİLER KORKMAMALI...

GAZETECİLER KORKMAMALI...
29 Mayıs 2021 - 22:32

İGC’DE GARİP İDDİALAR VE  BİTMESİ GEREKEN SAÇMALIKLAR!
 
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin 36 yıllık üyesiyim… Tam 36 yıl, gerektiği her zaman bu cemiyete destek veren, hiçbir menfaat gözetmeden, derneğimizin dimdik ayakta durması, gazetecilerin haklarını koruyabilecek gücünü kaybetmemesi için çalışan,  sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen gazetecilerden biriyim…
Büyüklerimiz sayesinde cemiyetimiz, Alsancak’taki o Basın apartmanında bulunan daireleri kazandı ve oradan edinilen gelirlerle güçlendi…
O binalar İzmir Gazeteciler Cemiyeti arsasında yükselirken, Merhum Sabri Süphandağlı, gazetecilerin başkanıydı… Yönetimi ile birlikte sıkı pazarlıklar sonucu, arsamıza dikilen iki apartmanda cemiyetimizi birçok dairenin sahibi yaptılar…
Buna mukabil, TRT denetçisi, suratı gülmeyen, kibir abidesi Erol Akıncılar ve kendisine benzeyen yönetimi, kalan arsamızı, aldığımız 32 kat imarı ile birilerine  peşkeş çekti… Bir tane daire bile almadan, değer biçilemeyecek nitelikte olan arsamızı elden çıkardılar…  Cemiyetimizin paraya da ihtiyacı yoktu… Yangından mal kaçırır gibi satıp savılan arsamızın bu günkü değeri 50 milyon liradan fazla…  
Sadece ben ve yine sayıları bir elin parmağını geçmeyecek sayıda gazeteci grubu bu satışa karşı çıkmıştı, satılma arzusunun  nedenini sormuştu ama… İhanet her zaman olduğu gibi bizden daha güçlüydü… 
Ege Palas Otelinde pazarlıklar yapıldı, falan filan… Cemiyetimizin düşüşe geçişi başlamıştı… En acı tarafı ise, beş on kişinin dışında kimse bunlara hesap sormadı, soramadı…  Hala daha soramıyor! Bu yönetimler umdukları gibi kongrelerde aklandılar!  Yaptıkları yanlarına kar kaldı.
 
Kendi hakkını korumaktan aciz adamlar, kadınlar Erol Akıncılar ile birlikte bu cemiyette yönetime geldiler… Nasılsa, kimse hesap sormuyordu, kimse başkan ve yönetim kurulu üyesi olanlara karşı çıkmıyordu… Kuzular cemiyeti idi bu cemiyet! İstedikleri gibi at koşturdular ve halen koşturuyorlar… İşte bu cesarettir bu gün Misket Dikmen’in devamı olacak yönetim listelerini  ortaya çıkaran…
Dilek Gappi  aday… Erol Akıncılar, Atilla Sertel, Misket Dikmen yönetimlerinde görev yaptı… Hizmet etmeye doyamamış olmalı…
Geçen gün kendisine watsap aracılığı ile bir soru sordum… Avrupa’dan edinilen kaynaklardan kimlerin, hangi gazetecilerin maaşa bağlandığını, bu kaynaklardan nemalanların nasıl seçildiğini sordum… “Tık” yok… Sadece benim sert yazılar yazdığımdan yakınan Dilek Gappi bu kritik soruma ne yazık ki Fransız kaldı…  Oysa kendisi hakkında EURO ile Avrupa kaynaklarından maaşa bağlandığı şeklinde iddialar  var!  Onunla birlikte Misket Dikmen’in, Murat Atilla’nın ve daha bir çok kişinin maaşa bağlandığı söyleniyor!
Ses yok! Olmaz… Bizim Özgür Gazeteci Mustafa Yılmaz’a sordum bu konuyu, “Cemiyet yönetimi cevaplamalı” dedi. Kardeşim sen özgür gazeteciler grubunun başkan adayı değil misin? Özgürlük cüretkar olmayı körükler… Sorsana… Soramıyor… Neden korkuyor biliyor musunuz? Oy kaybetmekten! Sert bir tavır takınırsa, oy alamamaktan korkuyor. İşte bu korku her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa göz yummaya zorluyor özgür kardeşimizi…  E hani sen bağımsızdın, hani sen özgürdün… Sen kimi kandırıyorsun? Çocuk mu var senin karşında? Bu adam başkan olacak, gazetecilerin haklarını koruyacak… Birisi höt dediği zaman masa altına saklanacak!
Gelelim bir diğer adaya… Murat Atilla…
Cemiyet’te hakkında bir çok söylenti olan Murat Atilla acaba kendisi hakkında ortaya atılan iddialara ne diyor? Başarısızlığını bir tarafa bıraktım… Gerçekten bıraktım… Gazetemizin ilan ve reklam konularında yapıldığı gün gibi ortada olan saçma sapan kolpa işlerini de bıraktım… Murat Atilla’nın da Euro ile Avrupa kaynaklarından nemalandığını da bıraktım. Cemiyet gazetesinden beslendiğini de bıraktım… Yahu hakkındaki iddialar bu kadar değil ki… Ahlaki bir takım yanlışları olduğu dilden dile dolaşıyor… Bunlara ne diyecek?
Misket Dikmen yönetimi, rezaletin son bölümünü sahnelerken, şimdi hemen yarın açıklama yapmalı…  Ne hakkında? Hemen söyleyeyim:

  1. İlan paralarının indiragandi yapıldığı yolunda belgeler elde edenler oldu mu? Bu iddialar doğruysa, üzerine gidildi mi?
  2. Avrupa kaynaklarından kimler ne sebeple faydalanıyor?
  3. Gazetemizde kimler ne kadar zamandır çalışıyor, kaç TL maaş alıyorlar?
  4. Cemiyet içinde şimdi millete rezil olmamamız adına açıklamadığım bir takım rezaletlerin yaşandığı yolundaki iddialar doğru mu? Doğru ise neler yapıldı?
Şimdilik bu sorular yanıtlanırsa, aydınlanmış oluruz…
Oy kaygısıyla kimseye hesap sormamaya alışmış  kolpacıları seçmeye devam mı edeceğiz? Bu sorunun cevabını da ben vereyim…
Eğer bu cemiyetin başına ciddi bir yönetim getirmez isek…
Bu derneğin bırakın meslek erbaplarının, mesleğimizin haklarını korumayı, soyulan kooperatiflerden daha beter olacağı kesin! Bu gün aday olup, yolsuzluklarla, haksızlıklarla, ahlaksızlıklarla mücadele edeceğini söyleyemeyen kimse bu cemiyetin gerçek başkanı ve yöneticisi olamaz!
Gerçekleri söyleyenlere oy vermemeyi alışkanlık haline getirmiş üye arkadaşlara da sözüm var… Gerçekten gazeteci iseniz, bırakın bu tavrınızı. Büyüklerimizin kurup bize verdiği bu cemiyeti yaşatalım… Hesap sormaktan korkmayın…
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum