EROL YARAŞ MI ŞEREFSİZ, YOKSA BEN Mİ?

EROL YARAŞ MI ŞEREFSİZ, YOKSA BEN Mİ?

EROL YARAŞ MI ŞEREFSİZ, YOKSA BEN Mİ?
23 Ocak 2021 - 21:09

EROL YARAŞ ve ARKADAŞLARI  FETÖCÜ DEĞİLDİR!
SAVCILIK ÖYLE DEMİŞ!
O ZAMAN DEĞİLDİR…
 
 
Kendisini “duayen gazeteci” olarak tanıtan, gazeteciliği, festival takipçiliği ve plajlarda çıplak genç kız fotoğrafları çekmekten bence bir adım bile ileri gitmemiş, yazdığı yazılarıyla adeta Türkçe’yi katleden Erol Yaraş Fetöcü filan değildir… Onun değerli ve muhterem arkadaşları da FETÖcü değildir…
Ben Erol Yaraş hakkında, suç duyurusunda bulundum…  Beni ihbarcı diye lanse edip, “omurgasız” olduğumu bile o çirkin kalemi ile makale dediği yazılarında üzerine basa basa vurguladı… Korkak, korkak olduğu kadar küstah bu adamı niçin savcılığa şikayet ettim size anlatayım…
Zamanı geldiği için paylaşıyorum.  Çünkü bunun bana ve arkadaşlarıma açtığı bütün davalar, Mesut Sancak ile kurduğu kumpaslar başlarına geçti… Çok kısa anlatacağım bu beni omurgasız ilan eden adamın ne kadar şerefli, ne kadar haysiyetli, ne kadar delikanlı  olduğuna siz karar verin…

  1. Bu şahıs 7 Şubat MİT kalkışmasının ardından, (Bu tarih,  Şerefsiz Fethullah Gülen’in 2012 yılında yaptığı  ilk darbe girişimidir) Melanet Yuvası Yamanlar Koleji’nin davetlisi olarak Amerika’ya gitmiş, gizlice Fethullah Gülen ile görüşme yapmış, bu görüşmeyi arkadaşları ile birlikte gizli tutmuş, bu görüşmeden tek satır haber veya makale yazmamıştır…  Bu bir gazetecilik faaliyetidir!!! Yoksa Erol’un ve arkadaşlarının Fetö ile ilişkisi yoktur… Tarihteki tesadüf ise, sadece tesadüftür!
  2. Yol arkadaşları ile birlikte Teksas’a gittiklerini sanki turistlik gezi gibi duyurmuş, Fetö Vakıflarını öve öve bitiremeyen yazılar kaleme almış, İzmirli işadamlarını Fetö vakıflarıyla iş yapmaya özendirici duyurular yapmıştır… “Burada çok para kazanırsınız” demiştir… Vakıfların ne kadar organize çalıştığını anlatmıştır. Mutlaka İzmirli işadamlarının bu vakıflarla teması olması gerektiğini savunmuştur…  Ama ben Erol Yaraş’a iddia ettiği gibi,. FETÖcü hiç demedim… Zaten Fetö vöakıflarını övmenin ne suçu var ki? İErol ve arkadaşları İzmirli işadamlarının çok para kazanmasınrı istediğinden tavsiyede bulunmuş. Onlar kazarnacak, Erol onlara iş yapacak o da para kazanacak. Kimler varmış o Amerika gezisinde?
  3. Başta tabii ki; duayenler duayeni Erol Yaraş… (Belki de bu gezinin organizasyonunu o yaptı. Çünkü hayatı boyunca festival organizasyonlarıyla çok uğraştı. Bu tür işlerde ustalığı tartüışılmaz)
Kibar Gazeteci, Deniz Sipahi, Erol’un her şeyi, başka bir duayen gazeteci, Hamdi Türkmen, Yeni Asır’ın eski temsilcisi Şebnem Bursalı, Sabah’ın eski Temsilcisi eski Devrimci, şimdi Mesut Sancak’ın danışmanı, basın kartsız gazeteci Ünal Ersözlü,
Bu arkadaşlara da FETÖcü demedim… Hepsi vatansever insanlardır. Boğazlarından haram lokma geçmemiştir. Her biri namus timsalidir.
 
  1. Şimdi bu kardeşlerimiz kıskananlar olur filan diye… Fethullah Gülen ile görüşmelerini gizlediler ya… Biz de hıyarlık edip, hocalarıyla çekilmiş fotoğraflarını yayınladık. El pençe divan, yalınayak… Sonra zaten kabul ettiler v e Teksas’dan Pensilvanya’ya Fethullah’ın çayını içmeye gittik” dediler. Mesafe 2.500 kilometre…
 
  1. Sonra aynı ekibin bir eksik bir fazla Afrika’ya FETÖ okullarını denetlemeye gittiklerini ortayla çıkardık, fotoğraflarını yayınladık… Ama bu da onlara FETÖcü denmesine yetmez! Yeter mi yoksa? Hayır, hayır asla yetmez.
Yetmedi, Duayen Gazeteci Erol’un ve kendisi gibi duayen Gazeteci Hamdi Türkmen’inFETÖ okulu Yamanlar Koleji’nin açılışında kurdele keserken resimlerini ortaya çıkardık… İki kafadar, güzel güzel giyinmişler, terör örgütünün okulunun açılış kurdelesini kesiyorlar! Belli ki, bunlara değer vermişler, kurdele kesme şerefini lütfedecek kadar hizmet görmüşler… Bu aslında gazetecilik faaliyletidir…
Öyle ya… Gazeteciler ellerinde makas, kapı kapı gezerler… “Ben gazeteciyim, açılacak yeriniz varsa, kurdelesini keserim. Arkadaşım da var” der… Bu da Erol’umun FETÖcü olmasına yetmez.
Biz de bunun için Erol’a ve arkadaşlarına hiç FETÖcü demedik Nasıl diyebilirdik ki?
  1. Bank Asya’dan kredi çekenler, Yamanlara çocuk yazdıranlar FETÖcü idi… Bal gibi Fetöcü idi…  Hatta Bank Asya’nın önün9den geçenler bile şüpheliydi…
Ama Erol ve arkadaşları asla FETÖcü olamaz… Bakın bunu samimi söylüyorum. Çünkü İErol, nerede menfaati varsa, o kapıya yerleşir. FETÖcü, şucu, bucu olmaz… Olsa olsa müthiş bir paracıdır. Kim güçlüyse, onu ne yapıp edip kandırır, kuyruğuna yapışır… Gönül isterdi ki; savcılık bunlara Amerika’ya niye gittiklerini sorsun… Doğrusu da bu değil mi? Savcılık bir şeyler yapmalıydı…
Savcılık bir şeyler yaptı da zaten!
A.Y isimli savcı, harekete geçti… Gözaltılar oldu… Ama gözaltına alınanlar bu işin perde arkasını soran gazeteciler yani ben ve Ender Coşkun’du…
İşte bu savcı da FETÖcü olamaz… Olsa olsa, birilerinin hatırı için bize gözdağı vermek görevini üstlenmiş… Bilmediği şey; bizi böyle arızalı yaptırımlarla korkutamayacağı idi…
Erol Yaraş ve Şebnem Bursalı şikayetçi olmuş, bizi “FETÖcü olabiliriz” diye operasyonla gözaltına aldılar… Terörle Mücadelede...
Bunu yaptıran Erol Yaraş ve Mesut Sancak… Bekar savcıya, bir dişinin hatırı ile yaklaşmışlar, sonradan öğreniyoruz! Dişinin kimliğini esas dava başladığı zaman açıklayacağız… Resimleriyle ortaya koyacağız…
Bu arada Mesut Sancak, Fethullah Gülen’in sağ kolu olan Ahmet Küçükbay’a operasylon yapılacağını bir gün önceden haber veren kişi imiş. Nereden biliyorum? Fetö iddianamesinde var!
Ama bunların hiç biri FETÖcü değiller…
Haklarında yazı yazıp soru soranları gözaltına aldıracak kadar güçleri var! Ama bunlar delikanlılığı kimseye bırakmazlar…
İşte Erol’un bana ihbarcı dediği şikayeti bu gözaltından sonra adliyede yaptık. Vakit kaybetmeden, el yazımızla… Ne olacağını görmek için…
Gördük… Savcılık takipsizlik kararı vermiş. Erol onun arkasına sığınıyor. “İşte gördünüz, bize takipsizlik verdiler.Yaptıklarımız gazetecilik faaliyeti. İhbarcı Mutlu bize iftira atıyor. Onu mahkemelere veriyorum” deyip durdu.
Tabii gazetecilik faaliyeti… Savcıları oyunlmarınıza alet etmek…Polis müdürlerini oyunlarınıza ortak etmek… Masum insanlara kumpaslar kurmak, şereflerini lekelemek… İmar yasalarını sakız gibi çiğneyip, yaptığınız rezaletlerinizi yazan gazetecilere oyunlar kurmak hep gazetecilik faaliyeti…
Bin tane takipsizlik kararı olsa, gerçek değişmiyor. Bu karar olsa olsa, savcının eksikliğidir. Bilgisizliğidir. Çünkü gazetecilik faaliyetlerinin finali haberlerdir. Amerika’ya kadar gideceksin, Fethullah Gülen ile 7 Şubat MİT kalkışmasının ardından görüşeceksin, haber yazmayacaksın ama, bu buluşma gazetecilik faaliyeti olacak öyle mi? Bu olsa olsa örgüt toplantısı olur… Yok eğer “FETO ile kalkışmayı konuştuk” diye yazsaydınız, ayakta alkışlardık sizi…
Şimdi kim şerefli, kim şerefsiz? Erol, omurgasız sen misin, ben mi? Yalancı sen misin ben mi? Utanması gereken sen misin, ben mi?
Sensin Erol… Ben olsam senin yerine, karımın çocuğumun, toplumun yüzüne bakamam… Ama sen bakarsın biliyorum…
 
Bize gözdağı verebilmek için, hiçbir hukuki delil olmadığı halde, FETÖ ile bağlantılı sizler olduğunuz halde, bizi gözaltına aldıracak gücü nasıl tesis ettiniz? Savcı A.Y sizin neyinizdi? Aynı Savcı Terör görevi yaparken, yine Mesut Sancak için size kumpas kurulmasını sağladı…
Şimdi siz FETÖcü değilsiniz ama, biz şerefsiziz… Öyle mi oluyor? Bu savcıyı nasıl ikna ettiğinizi mahkemede soracağız. Bakalım ne cevap vereceksiniz! Bulduğunuz yalancı tanıklar korkudan, poliste ifadelerine ekler yapıldığını iddia ettiler. Belki polis müdürleri bu durumu açıklar! Siz delikanlıların bunlara ne diyeceğini merak ediyorum. Şerefli Erol!
 
Bize kurulan her türlü hukuk skandalına karşı beraat etmeyi başardığımız kumpas davasında Erol Yaraş başrol oynadı… CHP’nin Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz’un basın ve propagandasını ben yürüttüm. Adamın Fetöcü olduğunu bir ben bilmiyormuşum. Paramızı vermedi. Yüzsüzce, ahlaksızca bizi seçildikten sonra da belediyenin organizasyonları için çalıştırdı. Cebimizden kendi bütçemize göre servet harcadık.
Erol Yaraş ve Ünal Ersözlü, belediyeye kadar gelip beni kötülediler… Bana kurdukları şantajı öne sürerek, iyi adam olmadığımı iddia ettiler… Hapse gireceğimi söylediler… Burak Oğuz’u koruyacaklarını, hiçbir kimseden korkmamasını istediler! Ülen siz kendinizçi durup dururken ne zor durumlara soktunuz… Fetöcüleri korumak size mi kaldı?
 
Burak Oğuz’un FETÖ soruşturması benim haberlerimle başladı. Bu adamın CHP gibi bir partide emekçinin hakkını bile vermeyecek kadar cesareti, herkese posta koyacak gücü nereden bulduğunu araştırdım. FETÖcü çıktı. Mesut ve Erol ağabeyleri buna belediye başkanı olduğu zaman hediyeler getirmiştiler…
Ama Allah var… Burak’ı yalnız bırakmadılar…
Erol Yaraş yine devredeydi… Burak Oğuz tutuklandığı zaman “Burak Oğuz’u Mutlu Tuncer mi ihbar etti?” manşetiyle haberler yaptı… FETÖ’nün dedektifliğine soyunmuştu. Beni hedef yaptı ama, buna kimse bir şey yapamadı… Ama Erol Fetöcü değildir… Yani Burak Oğuz’un Fetdöcü olduğuna şaşırmadı da, kimin ihbar ettiğini araştırmaya koyuldu…
Gazetecilerin haberlerinin savcılar tarafından ihbar kabul edilebileceğini dahi bilmemesi iyi gazeteci olduğundandır!
“Mutlu Tuncer ihbarcıdır” demesi elbette cehaletinden… Journalist! Gazeteci… Haberci, ihbarcı… Bunlar Erol için ne ifade eder bilmem…
 
Burak Oğuz isimli Fetöcü’ye beni şantajdan karalaması için telkinler yapanlar da bunlardı. Kendi yalan davalarına mesnet arıyorlardı. Burak’a bana iftira attırmaları onların elini kuvvetlendirecekti çünkü… FETÖcü Burak söyleneni yaptı… Düne kadar hiç aklında olmayan şeyi söylemeye başladı. “Mutlu Tuncer beni sıkıştırdı” Şanrtaj da diyemiyordu… Ama Yeni Asır, Ege’de Sonsöz bu haberleri Burak Oğuz’un Fetöcü olmasını es geçip, haber yaptılar… Burak’ın kasası Muhittin isimli şahıs sosyal medyada Erol Yaraş’ın arkalarında olduğunu ağzından kaçırdı… Delil elimde… Kurdukları kumpas davasına dayanak olsun diye, beni karalamaya kalkıştılar. O vicdansız, ahlaksız Fetöcü de, bunlara uyup, beni karalamaya çalıştı. Bütün basın da onlara çanak tuttu…
Peki ne oldu?
Her davadan çatır çatır beraat ettik.
Şimdi Erol Yaraş kara kara düşünüyor. Mesut Sancak da… Onların yalancı tanıklarla kurdukları kumpasa ortak olanlar da…
Mahkum olacaklar çünkü…
Eğer bu ülkede adalet işliyorsa…
Eğer suçlar cezasız kalmıyorsa, mahkum olacaklar.
 
Ama Erol Yaraş Fetöcü değildir. Paragöz değildir… İmar hırsızı değildir… Her kötülük bizde…
 
EROL YARAŞ;
Şöyle bir bu davaları açarken, bu davalar sürerken, yazdıklarını bir oku… Kaybettiğin davaları düşün… Kimin utanması gerekiyor? Kim omurgasız? Düşün!
“Ben maraton koşarım” dediğim zaman ne demek istediğimi anladın…
Belki yüzün veya yüzlerin kızarır… Utanırsın…
Yazdıkların ve yaptıkların için… Mesut Sancak’ı bile belki affedebilirim ama seni asla affetmeyeceğim…
Karın Nur, değerli bir insan, severim onu… Keşke seni durdursaydı da bunca rezil olmasaydın…
Başa döndük Erol…
Gel sen şu Fetö ilişkilerini bir açıkla… Şu 7 Şubat MİT Kalkışmasının ardından yapılan görüşme ne içindi?
15 Temmuz iğrenç darbe girişiminden sonra FETO’nun sağ kolu Ahmet Küçükbay’ın televizyonu kapatıldı diye tek sen yaygara yaptın. Erol sen korkak bir adamsın. Bu cesareti göstermenin nedeni ne?
Anlat bize…
Sana takipsizlik veren savcının kim olduğunu bilmiyorum. Ama onun hiçbir şey bilmediğimden eminim… Takipsizlik kararı aynı savcı A.Y’nin yaptığı gözaltı ve bir hanımın hatırına açtığı şantaj davası gibi hukuk skandalı…
 
Ah Erol ah… Bak benim için söyleyecek bir şeyin yok…
Ben bir başlasam, senin şu gariban esnafın paralarını cebe indirmenden, Fetö’ye kadar…
Sen ne diyebiliyorsun?
Mutlu Tuncer ihbarcı mı?
Ha… İhbarcı… Ne yapacaksın? Fetöcü Burak Oğuz’u tut ki ben ihbar ettim. Ne yapacaksın? Haydi öğrendin…
 
Erol;
Bırak bu işleri… Bak Hamdi Türkmen, Deniz Sipahi, akıllı… Korkmayacağımızı biliyorlar, sen bilemedin…
Sen ne yaptın?
Bize kumpas kurup, İzmir’e şantajcı ilan ettin. İftiralar attın… Yalancılığını biliyorduk ama, bu kadar ileri gideceğini tahmin etmiyorduk.
Neyse Sen FETÖcü değilsin Erol…
Nesin ben de bilemedim. Sen karar ver, okuyucu karar versin… Artık dava açıp durma… Vaktimizi harcıyorsun…
 
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Güven alphan.
    3 ay önce
    Kolay okuyamam lakin çok güzel çarıklı erkan ı harp babam gibi yazmışsın.