DON KİŞOT MUSUN BİRADER?

DON KİŞOT MUSUN BİRADER?

DON KİŞOT MUSUN BİRADER?
23 Ağustos 2021 - 11:39

DON KİŞOT MUSUN BİRADER?
 
Artık Türk halkı iyice anladı ki;
Siyasette “avam”a uygun söylemler, yalanlar, yersiz saldırılar, argo ağızlar, bir süre prim yapsa da,  zamanla yadırganıyor ve adı neyse bu kaba tarzın ilk başta yarattığı sempati, toplumun kültür seviyesine göre, belli zaman sonra nefrete dönüşüyor.
Erdoğan’ın halk ağzı ile yaptığı söylemler, yukarıdaki tezin ispatı olabilir. Önceleri sokak jargonu söylemleri hayli beğeni toplamasına rağmen, şimdilerde herkes tarafından eleştiriliyor olması siyasette olmazsa olmaz sayılan nezakete duyulan ihtiyaçtır!
Bu ihtiyaç, Türkiye’de 20 yılda anlaşılmıştır. Gelişmiş toplumların bir çoğunda bu söylemler hiç kabul görmez, ya da çok kısa sürede tepkilere yol açar!   Dünya gerçek örnekleriyle dolu…
Dün, Memleket Partisi İzmir İl Kongresi vardı.  2018 seçimlerinde CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce, Memleket Partisi’nin Genel başkanı olarak bu kongre nedeniyle İzmir’deydi…
YEL DEĞİRMENLERİ İLE SAVAŞ
Türkiye’nin bunca sıkıntısı, başında bunca derdi vardı ve Muharrem İnce’nin neler söyleyeceği merak ediliyordu. Öyle ya… Taktığı sert, korkusuz muhalefet maskesi yüzündeydi. Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Seçimleri gecesinde “Adam kazandı yav” deyip sırra kadem basması ile karizması çizilmiş olsa da,  yine de beklentiler şelaleydi!
Tabii bu beklenti içinde olanlar yine hayal kırıklığı yaşadılar!  Muharrem İnce aldı sazı eline, İzmir’in CHPli mi, AKPli mi benim bir türlü çözemediğim başkanı Tunç Soyer’le atışmaya girişti.
Efendim, Tunç Soyer  onun afişlerini toplatmış, Memleket Partisi’nin afişleri başka parti afişlerine benzemezmiş. Tunç Soyer flamingoların başkanıymış… Kiminle dans ettiğini bilmeliymiş… Afişlerin parasını Tunç Soyer’den alırmış… Falan filan… Bir dolu martaval… Talk şov yapma hevesi ile gelmiş İzmir’e…
Avaz avaz Tunç Soyer’e saydırıyor!  Halbuki, iki kibar lafla olayı kısacık anlatsa, prim yapacak,  İzmirli onu taktir edecek.  Mesela; “Sevgili Belediye Başkanı Tunç Soyer, bizim afişlerimizi toplatmış. Kime hizmet etmek arzusuyla bunu yaptı bilmiyorum ama, bize karşı ayıp etmiş. Olsun… Bizim afişe ihtiyacımız yok. Onlar böylelikle kendilerini, siyasi terbiyelerini, demokrasiye bakışlarını afişe etmiş oldular. Her şeyde bir hayır vardır derler ya… Bu kötü girişimin hayrı da, bunları anlamış olmamız” gibi bir iki cümle etse, gönüllere girecek! Zaten Tunç Soyer’e ve eş başkana tepkiler çığ gibi büyük!
Yok! İnce, konuşmasının büyük bölümünü Tunç Soyer’e ayırıyor! Vur babam vur! Yahu, Türkiye’nin meselesi Tunç Soyer değil ki! Bir bak önüne, Türkiye’nin boğuştuğu ne önemli meseleler var!
Sokak jargonu, gözden çoktan düştü… Milletin gözü, nazik, iyi Türkçe konuşan, sevecen üslupla seslenen siyasetçiler arıyor. Kavga etmeyen, ona buna bulaşmayan, sesinin tonunu ayarlayabilen, sinirlerine hakim olabilen, olgun, anlayışlı, toleranslı şahsiyetleri siyasette görmek istiyor!
“Sen kim oluyorsun da” diye söze başlayan siyasetçileri artık Türk halkı görmek ve duymak istemiyor!  Çünkü bu irtifa kaybının toplumda derin yaralar açtığını, her gün haber bültenlerinde izliyoruz.
Demem o ki;
Muharrem İnce’nin İzmir kongre ziyareti, Don Kişot öykülerinden biri gibi oldu…  
Don Kişot okuruna ayrı bir evren yaratan, o evreni okuyanın zihnine kazıyan bir özelliğe sahip. Yazıldığı günlerden bu yana bu isim hayal gücüne sahip çıkabilmenin, düşüncelerinden vazgeçmemenin, sınır tanımamanın bir karşılığı olmuştur.
Ama siyaset, her ne kadar hayal satma sanatı sayılsa da, gerçekçiliğin bir süre sonra havalanmış ayakları yere indirdiği  biliniyor!
Uzatmayalım;
Muharrem İnce, İzmir’de iktidarı eleştirip, meselelere çarelerini sıralasaydı, iyi iş yapmış olacaktı. Şimdi, yel değirmenlerine saldırıp, kendince zafer kazanmış oldu…  Bu tarz ile siyasette başarı elde edemeyeceğini pek yakında anlayacağından yüzde bir milyon eminim.  
 
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Cesamin ÖZKAN
    1 ay önce
    Aynı düşüncedeyim. Cumhurbaşkanlığı aday süreci, biz tanıyorduk ama Muharrem ince nin niteliğinin dışa vurumu oldu. Valla CHP ye genel başkan olsaydı bir yirmi yılda onunla uğraşırdık. Şu akar mecrasını bulur, CHP de, Türkiye Cumhuriyetide güzele doğru yaşanması gerekenleri yaşayacak. AKP den kurtuluş sürecinin hemen ardından, siyasetin diğer alanlarında da temizlik yaşanacaktır.