CHP ARTIK BİLDİĞİNİZ CHP DEĞİL

CHP ARTIK BİLDİĞİNİZ CHP DEĞİL

CHP ARTIK BİLDİĞİNİZ CHP DEĞİL
09 Ağustos 2020 - 13:11

Kurultaydan bu yana, bekledim ki;
Türkiye’nin çook güvenilir Cumhuriyetçi, Atatürkçü, neredeyse kendilerini milli kalemler ilan eden, her gece, sözde Kuvvacı ekranlara  çıkıp atıp tutan büyüüük gazeteciler, övgüler yağdırdıkları Yeni CHP’yi bir ele alsınlar, bu partiyi yönetenlerin ortaya koydukları ihanetin, hesabını sorsunlar!
Yok!
Hepsi bir köşeye saklanmış, ortaya konan çirkin filmi, sinema gibi seyrediyor. Sanki hiçbir şeyin farkında değiller, sanki yaşananları, ortaya konan planları anlamış değiller gibi… Üç maymun pozu veriyorlar!  Ama üç kişi değiller! Çok maymun bir arada.. Kimi gözünü, kimi kulağını, kimi ağzını kapatmış…
İhanet konusuna gelince…
1985 yılının Aralık ayında Başbakan Turgut Özal, Avrupa Yerel Özerklik Anlaşması’nı imzaladı…  Bu imza masumane düşünülecek olursa, uzak bölgelere hizmet gitmesini sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir politika olabilirdi.  Bazı bölgeler ayrılacak, iç sorunlarını kendileri çözecek. Ama bu anlaşmanın anlaşılmayan ve muğlak bırakılmış maddeleri de vardı ki; bu maddeler hayata geçirilse, o bölgeler kendi askerini polisini kendisi oluşturacak, valisini kendisi atayacak, gibi gelişimler mümkün olacaktı… Hatta bütün bunları yapabilmek için kendi vergilerini kendileri toplayacak gibi bir durum düşünün.
Türkiye bu anlaşmayı neden imzaladı?
O yıllarda Türkiye’de para yok… AB’ye girmek istiyor. İMF’nin kapısında dilenciye dönmüş… Bunu imzalamaktan başka çaresi yok… Özal bunu imzalıyor ama, anlaşma meclisin koyduğu İTİRAZ ŞERHLERİ NEDENİYLE derin dondurucuya konuluyor. Çünkü uygulanabilir değil! Son derece tehlikeli. Üstelik Türkiye Anayasası’nın öngördüğü toprak bütünlüğünü tanımlayan maddesine tamamen aykırı.
 
Şimdi hafızalarınızı yoklayın…
Gelin Cumhurbaşkanı seçimlerine gidelim.  Muharrem İnce, Millet İttifakı’nın adayı yapıldığında Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir söylemi vardı… Neydi o?
O söylem; mealen Kürt sorununun çözüleceği yönünde idi…  “Bu konuyu meclise getireceğim” deyip duruyordu… Yani seçimler kazanılacak ve konu meclise getirilecek… Kılıçdaroğlu’nun “Çekinceleri kaldıracağız, Anayayı değiştireceğiz” deyip duran sözlerinin ardında ne var peki?
Söyleyeyim… Anayasa’nın toprak bütünlüğünü belirleyen maddelerini değiştirmeyi ve Yerel Özerklik Anlaşması’na meclisin koyduğu çekinceleri kaldırmayı planlıyor! Ve son CHP kurultayında bu konu yine gündem oldu ve pekiştirildi…
Yani;
CHP Türkiye’nin belli yerlerinde ikinci bir bayrak edinilmesine, ikinci bir devlet yapısı kurulmasına yol açmaya niyetini ortaya koydu!
Ve herkes suskun…
O büyük kalemler bekledim ki; bu güne kadar bu iğrenç planı anlayıp yazsınlar!
Anladılar mı?
Elbette anladılar ama; yazmak ve eleştirmek işlerine gelmedi… Çünkü beslendikleri kapıların yüzlerine kapanacak olmasını kabul edemediler! Yıllardır Atatürk Ticareti ile kazandıkları paraları yetersiz buldular!
Kılıçdaroğlu’nun “Dostlarımızla yürüyeceğiz” sözünün açılımı, “Biz PKK ile anlaştık” tır! Aynı AKP’nin bir dönem Habur’da teröristleri davulla zurnayla karşılayıp sözde barış sürecini ortaya koyması da bir Anayasa ihlaliydi.
Oysa Türkiye’nin toprak bütünlüğü tartışılmaz…
Gelelim işin gerçeğine… CHP’nin Atatürkçülüğü, Cumhuriyetçiliği, bir balon gibi patlayıp, çökmüştür. Artık bu parti, Cumhuriyeti kuran o parti değildir.
CHP artık terör örgütleri ile işbirliği yapmaktan kaçınmayan, Atatürk ilkelerinden fersah fersah uzaklaşmış bir partidir. Ciddi hiçbir ekonomik programı olmayan CHP, özerklik ile Avrupa’nın gözüne girmeyi planlıyor…  Yani çirkin bir hayal içinde yüzüyor!
Bakıyorsunuz, PKK övücülüğü hat safhada… Bakıyorsunuz FETÖ seviciliği hat safhada…
MUHARREM İNCE SENDROMU
Özerklik çığlıkları atan CHP’nin içinde şimdi yeni bir parti söylemi var… Muharrem İnce yeni bir parti kurmaya hazırlanıyor… Ancak söylemlerine baktığınızda; CHP’nin ortaya koyduğu bu özerklik anlaşmasına pek karşı gibi görünmüyor!
Yani oy için böyle bir yatkınlığa hazırmış izlenimini veriyor açıkçası… Ancak bunu henüz dillendirmiş değil…
Muharrem İnce; ismi CHP’de paniğe neden oldu mu?
Aslında oldu… Ama yeni bir parti için doğru isim midir? Bu konuda çok kişi ikna olmuş değil…  Ama şöyle bir bakış açısı gerçekçi olabilir:
Muharrem İnce’nin parti kurmak konusundaki çıkışını radikal olarak nitelendirenler aslında yanılıyorlar. Burada radikal olan CHP’dir… CHP’nin evrildiği son halidir ki; büyük rahatsızlıkların kaynağıdır. Muharrem İnce’nin CHP’den yüzde 5-6 gibi oy çalacağını tahmin edenler çok yanılıyor olabilirler… Çünkü Muharrem İnce, iyi bir ekiple, doğru politikalarla CHP’yi yüzde 5’e düşürebilir…
Halka, son kurultayda da dillendirilen ve ayyuka çıkarılan bu ihanet girişimini  iyi anlatabilir ve Atatürk çizgisinde kalmayı başarabilirse…  Türkiye’de dengeleri değiştirebilir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum