CHP 2023'E...

CHP 2023'E...

CHP 2023'E...
28 Temmuz 2020 - 12:38

CHP Kurultayı’nda Tuncay Özkan’ın PM listesine girememesi ve Genel Başkan Yardımcılığı koltuğunu kaybetmesi sadece İzmir’i değil, tüm Türkiye örgütlerini rahatlattı… Dolayısıyla, siyasi skandalları ile ünlü Tuncay Özkan ismi üzerinde fazlaca yorum yapmaya gerek yok… Zira; şahsın siyasi hayatı bitmiş, siyasi havası sönmüştür…
 
Şimdi gelin, kurultayın etkilerine İzmir’den geniş bir açıyla bakalım ve önemli hususların altını çizelim…
İzmir’den PM’ye girenler kimler?
Rıfat Nalbantoğlu, Selin Sayek Böke, Devrim Barış Çelik, Ednan Aslan, Mahir Polat… Topla, beş isim…
Bu beş ismin içerisinden Rıfat Nalbantoğlu üzerinde durmamız gerekiyor… Bu arkadaşı Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tek başına(!) destekledi… Adeta kendisini ve siyasi varlığını ortaya koydu… Lakin Rıfat Naltbantoğlu İl kongresinde kurultay delegesi bile yine Tunç Soyer’in desteğine rağmen yapılmamıştı… Delegenin üzerini çizdiği bu arkadaşı, bu gün Parti Meclisi’ne gönderenlerin amacı nedir, bilemeyiz ama şu ayrıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:
Rıfat Nalbantoğlu il kongresinde de gördüğümüz gibi, İzmir camiasında üzeri çizilecek kadar iyi tanınır, ancak Türkiye delegasyonu tarafından tanınmamış olması avantaj olarak ona yarar ve en yüksek dördüncü oyu alarak kurultayda PM’ye girmesini sağlar…
Yani Nalbantoğlu’nun örgütte tanınmamış olmasının çok işine yaradığını söyleyebiliriz. Oysa; demokrasilerde adayların kendilerini tanıtmaları ve güven sağlamaları ve o güvenle oy hak etmeleri gelenektir.
Şimdi size bir soru:
Delegasyon Tunç Soyer’in adeta dayattığı Rıfat Nalbantoğlu’nu tanısaydı, şahıs PM’ye girebilir miydi? Yani; İzmir delegasyonunun kurultay delegesi bile yapmadığı birini, kurultay PM’ye taşır mıydı? Bunun cevabını demokrasi terbiyenizle ve anlayışınızla cevaplamalısınız…
 
Tunç Soyer’in dayattığı  Rıfat Nalbantoğlu’nu şöyle bir hatırlatalım…
Eski TKPli olduğu kulislere pompalanır… Herkes onu CHP’nin sol yanında diye bilir… Böyle bir algı yaratılır. Ammaaaa;
Rıfat Bey’in bu algı maskesiyle CHP’nin Fetöcü çıkan Urla Belediye Başkanı’nın aday yapılmasında Genel Merkez’de kilit isim olduğu ortaya çıkmıştır. Nitekim seçildikten hemen sonra FETÖcü Burak Oğuz Rıfat Nalbantoğlu’na Urla Meydanı’ndan defalarca teşekkür etmişti… Bu çelişki onu tanımayanların gözlerinden elbette kaçmıştı…
 
Şahsın Burak Oğuz ile yakın ilişkisi olmasına rağmen, birlikte tek fotoğraflarının bile kamuoyuna servis edilmemesi de ilginç bir siyasi profesyonelliktir.
 
Rıfat Nalbantoğlu TÜRMOB yönetimlerinin vaz geçilmezidir. TÜRMOB seçimlerini evirseniz de, çevirseniz de, şaşırtsanız da, O’nun seçilmesini önleyemezsiniz. Böyle bir başarısı ve gizli gücü vardır.
 
Kendisi Mali Müşavirdir lakin; bürosu nerededir, defter tutar mı, piyasaya iş yapar mı, bunlar pek bilinmez.
2010 yılında Mayıs ayında K. KILIÇDAROĞLU genel başkan olduğunda Önder Sav tarafından İl Başkanlığına atandı…
 
2017 yılında Tuncay Özkan’ın önerdiği  İl Başkan adayı idi ancak, delegelerden rağbet görmedi…  
2018 yılına gelindiğinde aynı Nalbantoğlu’nu, Tunç Soyer’in tek danışmanı olarakgörüyoruz…
 
Ve 2020’de yani son kurultayda Nalbantoğlu’nun Tunç Soyer dayatmasıyla ve İzmir delegasyonunun onu reddeden iradesine rağmen PM’ye girdiğine tanık oluyoruz…
 
CHP bu PM ile 2023 seçimlerine gidecek!
Elbette bu değişimin, İZMİR milletvekili aday listelerine de yansıyacağını görüyoruz… Aday olmaları zorlaşan vekilleri şöyle sıralayabiliriz:
Bedri Serter, Atilla Sertel, Tacettin Bayır, Tuncay Özkan, Sevda Eden Kılıç, Murat Bakan, Mehmet Ali Çelebi…
 
Çok erken ama;  esas kaos, ilçe belediye başkan adaylarının belirlenmesi sırasında yaşanacak…
 
Bu arada Tuncay Özkan’ın belediye şirketlerine adeta pazarlıklarla yerleştirdiği özel ekiplerinin akıbeti ne olacak gerçekten merak konusu… Yeni düzenlemeler yapılacak mı, göreceğiz!
 
Örnek mi?
Tuncay Özkan’ın milletvekili resmi danışmanı ORKUN KALONYA’ yı  Buca Belediyesi’nde Özel kalem müdürü yaptırtmıştı. KALONYA kısa bir süre önce  sesiz sedasız Türkiye’nin gözbebeği Çeşme Belediye başkan yardımcısı oluverdiğine şahitlik ettik.
 Hangi tecrübeleri göz önüne alındı kişi bu makamı işgal eder oldu?
Gerçeği söylemek gerekirse, Tuncay Özkan’ın adamının Çeşme Belediye Başkan Yardımcılığı’na getirilmesi, ilginç ilişkilerin kurulması amacını taşıyordu. Bu göreve Çeşme’ye gelen yatırımcıların, önemli şahsiyetlerin teşrifatçılığı dersek yanlış olmaz… Anladınız siz!!!
Mesela Ekrem Oran ve onun gibi bazıları Tuncay Özkan ile ortak çalışmalarını sürdürecek mi? Göreceğiz ve bu konuyu çök önemsiyoruz!
 
Kısacası İzmir’de yaşanan ve kurultaya yansıyan bir haksızlığı dile getirmiş olduk… 2023’e doğru bakalım CHP’de neler değişecek, göreceğiz!
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum