CEHALETLE BESLENEN KANLI ÖRGÜT

CEHALETLE BESLENEN KANLI ÖRGÜT

CEHALETLE BESLENEN KANLI ÖRGÜT
31 Temmuz 2019 - 10:20

 
On yıllar içinde, devletin en kritik köşelerine yerleştiler…
Kendilerini gizlediler, kendilerinden olmayanlara pusular, kumpaslar kurdular, bazen de yok ettiler… Yalan söylemek, iftira atmak, kumpas kurmak, suç uydurmak konularında uzmanlaştılar…
Cehaleti güç olarak arkalarına aldılar…  Onları yönettiler, beyinlerini yıkadılar. Sızdıkları hükümetlerin, siyasi partilerin sayesinde inanılmaz büyüklükteki paralara hükmettiler. Bu hükümetler sayesinde,  Dershaneler açtılar, okullar açtılar, Türk halkını bu okullara mecbur edip, yıllarca soyup soğana çevirdiler.
Adaleti, emniyeti, eğitimi, orduyu, sağlık politikalarını yönlendirmeye başladılar… Ve yeterli gücü bulduklarına inandıklarında  koca bir devleti yıkmaya, koca bir ülkeyi ele geçirmeye kalktılar…
KARŞINIZDA FETÖ/PDY YAPILANMASININ İBRETLİK ÖYKÜSÜ…
 
 
MUTLU TUNCER
 
 
 
 
 
 
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü, sözde dini referanslar üzerinden kendisine toplumsal ve kamusal bir varlık ve meşruiyet zemini inşa etmeyi amaçlamış, yıllar içerisinde cemaat yapılanması ile sosyolojik bünyesini oluşturmuş, biat kültürü ile doktirine  edilmiş bir yasadışı yapıdır.  (doktrin: belirli bir konu ya da inanç sistemine ilişkin kabul, ilke ve kurallar bütünü)
Bu yapının içerisinde yine dini referanslar öne konularak, her türlü ahlaksızlık, her türlü hukuk dışılık mübah olarak görülmüş, sözde davaları için  takiyye ve, her türlü  suç işlemeyi helal olarak kabul etmişlerdir.
Türkiye bu oluşumun soru çalmaktan, masumiyet karinesini çiğnemeye,  sızdıkları adalet mekanizması içinde neden suçlandıklarını bile bilmeyen insanları zindanlara atmayı, hürriyetlerini kısıtlamayı, kişi haklarını pervasızca, cüretkârca ihlal etmeyi, kayırmayı, yalan söylemeyi, delil uydurmayı, gönül rahatlığı ile iftira atmayı, kısaca ahlak v e hukuka aykırı her türlü eylemi gerçekleştirmeyi kendilerinde hak olarak görmüşler ve sözde misyonları için bu eylemleri sıkılmadan gerçekleştirmişlerdir.
 
Fetö Tetör Örgütü’nün en büyük özelliği;  kamu erkinin kritik alanları başta olmak üzere ele geçirme içgüdüsü ile hareket etmeleridir ki; zaten belirlenen ana amaçları da budur. Bu amaca ulaşabilmek için talimatlar yoluyla kollektif bir şekilde organize  olmuşlardır.  Bu organize yapı, mülkiye, emniyet, eğitim, adliye ve ordu içerisinde kendisine özgü bir hiyeyarşi oluşturmuş,  illegal şekilde kadrolaşarak, devletin tüm kurumlarını kendi amaçları uğruna çalışır duruma getirmişlerdir.
 
15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından yapılan yakalama ve sorgulamalarda FETÖ lideri Fethullah Gülen’in devlet içinde kadrolaşan örgüt elemanlarına gönderdiği talimatlar dehşet vericidir. İşte o talimatlardan birisi şöyle:
“Esnek olun. Göze batmayın. Sivrilmeyin ama, can damarları içinde dolanın. Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse sizi fark etmemeli. Türkiye’deki gücü cephenize çekinceye kadar her adım erken sayılır. Adliyede, emniyette, orduda, mülkiyede bizim arkadaşlarımızın varlığı kişisel olarak algılanmamalı. Bu arkadaşlarımız gelecek adına bizim sigortalarımızdır. Onlar bizim varlığımızın temelidir. Arkadaşlarımız o sahada kabiliyetlerini geliştirmeli, müktesebatlarını geliştirmeli. Zannediyorum iki yanlı olmaları itibariyle de sergileyecekleri performansta da daima takdir toplayacaklardır. Yani bu bizim cepheyi öğrenmeleri lazım arkadaşların. Yani bizim hukuk sistemimizi didik didik etmelidirler. Biz bir taraftan çalışıp hukukun onların istifade edecekleri şekle getirilmesini sağlamalıyız, onu öyle formüle etmeliyiz, öyle tertip ve değişime  tabi tutmalıyız. Allah'ın Resulü kuvvet dengesinin olmadığı bir yerde ortaya atılmasının hezimet ve mağlubiyetle neticeleneceğini herkesten iyi değerlendirdi ve bu sebeple de stratejisini hep temkin ve tedbirle örgütledi. Denge gözetilmediğinde hezimet ve mağlubiyetin kaçınılmaz olduğu şartlarda kahramanlık gösterisi ihanettir. Yani siz hâkim değilsiniz başka kuvvetler var. Bu ülkede değişik kuvvetleri hesap edecek dengeli, dikkatli, tedbirli, temkinli yürümekte yarar var ki geriye adım atmayalım… Yani her şey bir oyundur. Kungfu gibi oyun, tekvando gibi bir oyun, judo gibi bir oyun her zaman insan hasmını yenmesi öyle yumruk vurup yere sermesi gibi bir şey değildir. Bazen hasımdan kaçmak bile çok önemli bir manevradır. İyi bilecek, çok iyi planlayacak ona göre yürüyeceksiniz. Kuvvet dengesi, olmadığı bir yerde kuvvete başvurmayacaksınız, teknik, taktik, yerine sizin kalbiniz önemlidir. Ben yine kuvvet dengesinin olmadığı için şahsen o yol yerine kendi düşüncemi yayma, kendi düşünce sistemim adına varlığı her tarafı fethetme, ele geçirme yolunu şahsen tercih ederim. Zaman henüz uygun değil. Bütün dünyayı omuzlayıp taşıyabileceğimiz zamana dek, tamam olacağınız ve koşulların uygun olacağı zamana dek beklemelisiniz! Bilhassa, haber alma hususunda her zaman hasım cephenin çok önünde olunmalıdır. Toplumun büyük kesimlerine, büyük kısımlarına, bu duygu ve düşünceyle ulaşma açısından, belli bir noktaya, belli bir kıvama gelecekleri ana kadar, bu şekilde hizmet etmeleri şart, zaruri, lüzumlu… Yanlışı telafi edemeyiz. Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. Bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. Sırrınız sizin sırrınızdır. Söylerseniz siz esir olursunuz.
İngiltere’den Almanya’ya oradan Avusturalya’ya oradan Amerika’ya kadar her yerde kariyer yapan arkadaşlarımız besleniyorlar. Ve bu arkadaşlar bizim gayeyi hayalimize göre gelecekte o dünyalardaki üniversitelerdeki bizim tebliğcilerimiz olacaklar. Türkiye’ye döndükleri zaman da burada el üstünde üniversitelerdeki hocalarım olacaklar.
Dünyada satın alınmayacak adam yoktur. Sadece fiyatları farklıdır. Birini az fiyata birini çok fiyata alırsın.”
Bu talimatlar yasa dışı örgütün Anayasal düzeni tamamen yıkmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Egonun büyüklüğüne, amacın devasa hayallerle süslendiğini bu talimatta görüyoruz…  Dini referansları kullanarak elde ettikleri, dindar vatandaşların elbette büyük bir kısmı sır olan bu hayali veya amacı bilmemektedirler.
Devlet içinde yıllarca örgütlenen yapı, sonunda güçlenmesini yeterli görmüş,  yani kadrolaşmasını tamamladığına inanmış ve 15 Temmuz darbesine girişmiştir.  Yani devleti ele geçirebilecek kadar kadrosu olduğuna inanması,  ne hazin ve de ne korkunç bir olay…
 
Bu yapının siyasi ayakları da elbette mevcuttur. Yoksa devlet içinde yapılanmalarını temin etmeleri, devletin en kritik alanlarını elde etmeleri asla mümkün değildi. Peki siyasiler bu yapıya nasıl ve niçin  izin verdiler?
İktidar hırsı diyelim mi?
Elbette öyle… Bir kısmı iktidar hırsı, bir kısmı bu amacı bilerek sırf varlığını sürdürmek ve ileride daha büyük güçlerle zenginleşmek, etrafını da zenginleştirmek arzusundaydı şüphesiz. Erkin ve paranın cazibesi bu işin özetidir aslında.
 
Siyasi amaç unsuruyla diğer örgüt türlerinden ayrılan terör örgütleri, zaman zaman kavramın dışına taşacak kadar çok çeşitli biçimde sınıflandırılmaktadır. Birleşik Devletler'de kurulan The Task Force ulusal güvenlik danışma heyetine göre, terörizm altı gruba ayrılabilir:
 
Sivil itaatsizlik, siyasi terör, (bireysel ya da kolektif çıkar amaçlı) siyasi olmayan terör, terör benzeri etkinlikler, sınırlı siyasi terör ve devlet terörü. Polisiye niteliği ağır basan bir başka tasnifte, solcu marjinalizm, sağcı marjinalizm, tek hedefli terörizm, dini terörizm, ulusal ya da etnik terörizm, ırk temelli nefret terörizmi, narko-terörizm ve siber terörizm kategorilerine rastlanmaktadır.
 
Türkiye'de faaliyet gösteren terör örgütleri genellikle dört gruba ayrılarak incelenmektedir. Bunlar Marksist-Leninist ideoloji çerçevesinde hareket eden terör örgütleri, bölücü-bölgeci terör örgütleri, dini temel alan terör örgütleri ve yurt dışı kaynaklı terör örgütleridir. Bu örgütlere sırasıyla, Devrimci Halk Kurtuluş Partisi / Cephesi (DHKP/C), Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ve Hizbullah ve Ermeni Gizli Ordusu (ASALA) örnek verilebilir.
 
Bir terör örgütünün varlığının kabul edilebilmesi için, örgütlü bağlılık, üyeler arasında görev bölüşümü, kod isimleri, bir hiyerarşi ve bu örgütün ideolojisini savunan insanların olması gerekir. FETÖ/PDY mensuplarının hücresel şekilde birbirleriyle bağlantıları, kendi aralarında bir rapor, talimat alışverişi bulunmaktadır. Alttan yukarıya doğru rapor, yukarıdan aşağıya doğru talimat verilmekte, örgüt mensuplarının, kendilerine yeni örgüt mensupları kazanma faaliyetleri bulunmakta, yeni çocuk ve gençler örgüte alınmakta, eğitilip, yetiştirilerek bu örgütün kadrolarına ilave edilmektedir.
 
Örgütün eğitim malzemeleri, kitabı, bildirisi, ideolojisini anlatan belgeler, evraklar, dokümanları, ordu ve emniyet içerisinde teşkilatlanmış silahlı gücü bulunmaktadır. FETÖ/PDY de diğer terör örgütleri gibi bir inanca dayanmaktadır. Fetullahçı Terör Örgütü, üyelerinin uğrunda zorluklarına katlanabildiği, fedakârlıkta bulunduğu, amacına yönelik bir şeyler yapabildiği, bir inanç, bir ideoloji sistemidir. Örgüt kadrolarının sızdığı devletin güvenlik kurumlarının silahlı olması ve bu silahları kullanma yetkisinin bulunması, örgütün silahlı ve askeri eğilimini göstermesi açısından çok önemlidir.
 
Bu örgütün idolü, bin yıl önce afyon çekmiş fedaileriyle devlet görevlilerini öldüren Haşhaşilerdir.
Hasan Sabbah'ın çevresinde kümelenen Haşhaşilerin, bir terör örgütü olarak ortaya çıkmalarında olduğu gibi FETÖ/PDY üyeleri de mutlak itaat ve cennete kavuşacakları saiki ile hareket ederek devlet içinde suikast benzeri hareketlere başvurmuştur.
 
Dini unsunlarla insanları kandıran, Fetö örgütünün, hasmı Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milletidir. Terör örgütünün lideri, yurt dışından, Pensilvanya’dan bu yapıyı yönetmiş ve halen yönetmektedir. İnanılmaz bir istihbarat ağı kurmuşlardır.  Kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanması, hasımlarını saf dışı etmek için her türlü baskı, şantaj ve yasa dışı faaliyeti kullanması, çeşitli yabancı misyon temsilcileriyle mahiyeti bilinmeyen görüşmelerde bulunması, diğer terör örgütleriyle temas kurması ve onlara istihbarat, lojistik, eylem tarzı türü destek sağlaması, söz konusu yapının casusluk faaliyetlerini de kapsayan organize bir terör örgütü olduğunu ortaya koyan unsurlardır.
 
 
YARIN:
ÖRGÜTÜN ÇIKIŞ YERİ VE KARARGAHI İZMİR!
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum