2002 Gibi...

Hep birlikte yaşayarak şahit olduğumuz şu anki siyasi ortama bir bakın…  2002 ye ne kadar çok benziyor değil mi? Gelin bir hatırlayalım: 2002 yılında İKTİDARDA ki DSP den

2002 Gibi...

Hep birlikte yaşayarak şahit olduğumuz şu anki siyasi ortama bir bakın…  2002 ye ne kadar çok benziyor değil mi? Gelin bir hatırlayalım: 2002 yılında İKTİDARDA ki DSP den

2002 Gibi...
11 Temmuz 2019 - 06:49

Hep birlikte yaşayarak şahit olduğumuz şu anki siyasi ortama bir bakın…

 2002 ye ne kadar çok benziyor değil mi?

Gelin bir hatırlayalım:

2002 yılında İKTİDARDA ki DSP den yeni bir parti doğmuştu… İsmail Cem DSP’ den ayrılmış,  Yeni Türkiye Partisini (YTP) kurmuştu.

Devlet Bahçeli, o dönemde de,  DSP’nin  koalisyon ortağı idi ve beklenmedik bir anda ERKEN SEÇİM çağrısında bulunmuştu !!!

Şimdi, İktidarda ki AK Partiden bir değil 2 parti doğuyor…  Aynı Devlet Bahçeli de yine İktidar ortağı.

“ Tarih tekerrürden ibarettir” sözü ile Devlet Bahçeli ye dikkat!

*

Türkiye de siyasi değişimler, küresel güçlerin büyük beklentilerinden ve tepkilerinden çok etkilenir.

Bunun en büyük örneğini 2002 seçimlerinde DSP-ANAP-MHP koalisyonunun başına gelenlerde görebiliriz… 2002 yılında yaklaşan IRAK operasyonun da ABD askerlerinin  Türkiye üzerinden hareketine  ECEVİT karşı çıkıyordu.  DSP hızla karıştı, bölündü. Ve Devlet Bahçeli sahneye çıkıp, “Erken Seçim" deyivermişti...

 AK Parti de yeni kurulmasına rağmen iktidar olmuştu.  Bugünlere kadar gelmesi siyasi bir başarı tabii ki…  Ancak dikkat!

 *

15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ terör örgütü başının ABD de olması ve iade edilmemesi ile başlayan süreç , S-400 krizi, F-35 krizi, ekonomik sorunların hızla artması, Türkiye’nin Rusya, Çin, İran’a yani Avrasya gurubuna yaklaşması ile Batı ile iyi ce yükselen tansiyon bir türlü normale gelemiyor!

2002 den beri ilk kez dış etkiler, iç siyasette bu kadar kendisini  hissettiriyor!

*

AKP Hükümeti, dış politikada ki sıkıştırmaya, ekonomide, üretimde, demokraside, adalette, tarımda, Milli Eğitimde, fırsat eşitliğinde, basın özgürlüğünde, pozitif radikal reformlar yapabilirse; dış etkilerin tansiyonu göreceli olarak düşecektir. Aslında önümüzde 4 yıllık bir seçimsiz süreç var… Bu AKP açısından büyük şans… Değerlendirebilirse tabii..

*

Aksi durumda siyasi ortam 2002 ye çok benziyor.

AK Parti üst yönetimi, O dönemin şartlarını objektif okumaz, mevcut yürüyüşü sürdürürlerse;

iş de o zaman tarihin tekerrür edebileceğini söyleyebiliriz.  Yani;   Devlet Bahçeli 2002 de ki tecrübesini ille de konuşturacaktır!